Geçtiğimiz günlerde bir araya gelerek bir “güç birliği” oluşturan Söke’nin sivil toplum kuruluşları kentimizin sorunlarını tespit ve çözüm önerileri üzerinde konuştular. Orada da öne çıkan sorunların başında yine çimento fabrikası geliyor.


Önceki yazımda Batı Söke Çimento Fabrikasının tatlı su rezervlerine zarar verdiğini ve gelecekte Söke iklimi üzerinde de olumsuz etkileri olacağını ifade etmiştim. Ama en az bunlar kadar büyük bir tehdit daha var. Fabrikanın havaya saldığı çimento tozları hemşerilerimizin sağlığını olumsuz etkileyecek düzeyde.
Sevgili okuyucu, herkes Söke Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikaların çevreye olan zararlarından söz ediyor. İlla ki havaya ve suya, az ya da çok zararları vardır. Çünkü bana göre dünyada çevreye zararı olmayan bir sanayi kuruluşu yoktur. Ancak onların hiç biri çimento fabrikasının verdiği zararı vermez. Bakınız, uzun süredir Söke’de yaşayanlar bilirler. Şimdiki Novada alışveriş merkezinin bulunduğu alanlar eskiden incir bahçeleriydi. Çimento fabrikası faaliyete geçtikten sonra oradaki incir yapraklarının üzerinde çimento tozlarından oluşan bir tabaka olduğunu gözlerimle görmüştüm. Özellikle sabahları oluşan çiğin ıslaklığıyla o çimento tozları yapraklarda ince bir beton kalıntısı oluşturuyordu. Şimdi bu tozları hemşerilerimizin soluduğunu düşünün…
***
Söke güç birliği toplantısında ikinci olarak Novada Kavşağı gündeme geldi. Katılımcılar gerek Organize Sanayi Bölgesinin meydan getirdiği yoğun kamyon trafiği, gerekse yeni yapılan otogarın aynı bölgede olması nedeniyle kavşağa çok fazla yük bineceğini, özellikle de turizm mevsiminde tatilcilerin oluşturduğu trafik yoğunluğuyla birlikte bu kazaların artacağı endişesini ifade ettiler.
Bu endişelere katılmamak mümkün değil. O kavşak mutlaka ve çok acil olarak gündeme alınıp trafiği rahatlatacak yapı oluşturulmalıdır. Köklü bir çözüm gerçekleşinceye kadar da ek bir çözüm olarak OSB’den açılacak ayrı bir yol ile kamyon trafiğini kavşağa sokmayacak bir trafik düzenlemesi sağlanmalıdır.
Böyle kavşak, köprü gibi sorunlar aslında yeterli kaynağın ayrılmasıyla çabucak çözülebilecek sorunlardır. Yani çözüm için bir irade ortaya koymak ve gerekli bütçeyi ayırmak yeterlidir. Burada para bulamama, tasarruf gibi durumlar devlete yakışmaz. Çünkü hiçbir şey insanlarımızın canlarından daha kıymetli değildir. Bu sorunun çözümü için hem devletimizin görevlileri, hem de siyasetin önde gelen isimleri yapılabilecek olan her şeyi yapıp sorunu çözmelidirler. Burada ihmalin vebali vardır.
Söke’nin sorunlarına devam edeceğim.