Daha önce de defalarca dile getirdim. Son olarak Söke’deki sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturdukları “Güç Birliği Hareketi” vesilesiyle de tekrar ettiğim Beşparmak Dağlarındaki doğa katliamıyla ilgili olarak almış olduğum güzel bir haberi burada paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sevgili öğrencim, doğa savaşçısı evladımız İhsan Karagöz sonunda madencilere karşı ilk hukuk zaferine kazandı.nnnSürekli okuyucularım hatırlayacaklardır; İhsan’dan daha önce de çok söz ettim. Beşparmak’ta doğayı katleden madencilere karşı adeta tek başına bir savaş veriyordu. Bu uğurda kendi köylülerinden dayak yemeyi bile göze almıştı. Para cezaları ödemiş ama asla davasından vazgeçmemişti. Dün aradı ve Aydın İdare Mahkemesinde ilk zaferini kazandığını müjdeledi. Karar metnini de bana göndermiş.n***nSöke’nin Yeşilköy Mahallesinde faaliyet gösterdiği ifade edilen, ismi karar metninde yazılı bir maden şirketi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tesis edilmiş olduğu 21.06.2023 tarihinde açıklanan “RN:42444 Ruhsat Nolu Saha Feldispat, Kuvars ve Kuvarsit Ocağı Kapasite Artış Projesi” için “Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu” raporunun iptali istemiyle açmış olduğu davayı İhsan Karagöz kazanmıştır.nKararda Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. Maddesinde yer alan “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.” hükmüne yer verilmiştir.nYukarıdaki ifadelerden ne anlamalıyız diye düşündüğümde, Anayasa’nın 56. Maddesinin ihlal edildiği mahkeme tarafından açıkça ifade ediliyor diye düşünüyorum. Ayrıca devletin kurumları da bu ihlali denetlemek, tespit edip önlemek ve ihlali meydana getirenleri cezalandırmak gibi görevlerini yerine getirmemişler. Maden şirketinin yasalara aykırı bir şekilde doğa katliamına adeta göz yumulmuştur.nBurada yapılması gereken, o şirketin Latmos’taki bütün faaliyetlerine son vermek, meydana getirdiği zararları tazmin etmek olmalıdır.nBen burada kısaca ifade ediyorum da, aslında o karar metninde başka ihlallerden de söz ediliyor. 2872 Sayılı Çevre Kanununun 8. Maddesi gibi…n***nSevgili okuyucu, bu konudan daha sonra da söz etmeye devam edeceğim de, bu vesileyle bir konuyu dile getirmek istiyorum. Söke’de bazı Sivil Toplum Kuruluşlarının bir araya gelerek ilçemizin sorunlarını tespit ve çözümlerine katkı niyetlerini hafife alan, dudak büküp küçümseyen bazı kişiler umarım İhsan Karagöz’ün bu onurlu mücadelesinden ders çıkarırlar. Bir şeyler yapmak, hiçbir şey yapmadan oturup beklemekten elbette çok daha hayırlı ve yararlı bir duruştur.