Son günlerin nasıl geçtiğini anlayamadık. Bir taraftan ülkemizin dört bir tarafında ardı ardına çıkan yangınlar, diğer taraftan emeklilere uygun görülen sadaka gibi maaş artışları ve TÜİK isimli kuruluşun yıllar öncesi emtia ve hizmet fiyatlarını baz alarak enflasyon belirlemeleri derken ilçemizin gündemini takip etmekte sıkıntılar yaşadık.
Geçtiğimiz haftalarda Söke Belediyesinden tekrar mülk satışları söz konusu olunca belediye yetkilileri borçları gerekçe göstermişlerdi. Halbuki altı yıldır öyle ya da böyle, bu belediye yönetimi görevde. Bu süre içinde de mülk satışları yapıldı. Görüyoruz ki, o satışlar sonrasında borçlarda bir azalma olmamış. İnsan ister istemez soruyor; kaynak yaratamıyorsanız, sürekli satıp harcayarak nereye kadar gideceksiniz? Hazıra dağ dayanmazmış. Sizden sonra gelenlerin de kaynaklarını kurutmak mıdır amacınız?..
***
Yanlış hatırlamıyorsam, LİMA isimli kuruluşun borçları da sosyal medyada konuşuldu. Galiba 25 milyon gibi büyük bir rakam konuşuluyordu. Bu kadar büyük bir para nereye ve nasıl harcanır, anlamak mümkün değil. Şu anda LİMA’nın kar ediyor olması gerekirdi.
Bakınız, bu şirket Süleyman Toyran Beyefendi zamanında kurulmuştu. O zamanlar “Belediye Sosyal Tesisleri” adıyla faaliyet gösteren bir mekan vardı. Sürekli zararları konuşulur ve belediye bütçesinden fonlanırdı. Belediye Başkanı bu zararın kaynağını tespit için bir süreliğine beni görevlendirmişti. Hatırımda kaldığına göre bir yıllık kasap masraflarını çıkartmıştım. Bir yıllık et ürünlerinden elde edilen hasılatı da çıkarttığımda başa baş gibi bir sonuç görülüyordu. Yani, personel gideri, kömür, domates, biber gibi ürünler zarar kalemi oluyordu.
Aşçı ile konuşup çıkardığımız et ürünleri ve kebaplarda ne kadar firemiz olduğunu sordum. Adam bu soruya üzüldü. Cevabı gayet netti:
“Benim yaptığım ürünlerde hiç fire olmaz. Yaptığım her şey satılıyor…”
Şimdi bu cevap üzerine düşünmek gerekmez mi?
Et alıyorsunuz, işleyip satıyorsunuz, ve zarar ediyorsunuz. O mekanda dükkan kirası falan da vermiyorsunuz. Başta müdür ve müdür yardımcısı olmak üzere bazı personel maaşları da belediyeden ödeniyor ama zarar ediyorsunuz.
Porsiyon fiyatlarına baktım, piyasanın çok da altında değillerdi. Bunu mekanın yöneticilerine sorduğumda tatmin edici bir açıklama getiremediler.
İçkili bir mekan olmasına rağmen içki bile alacak paraları olmadığından içki isteyen olduğunda karşıdaki bakkaldan alıp veriyorlar, parasını da daha sonra müşteriden tahsil edince ödüyorlardı.
Daha sonra LİMA kuruldu ve işyeri yönetimi değişti. Bazı radikal kararlar alındı ve kar etmeye başlandı. Taşeron firmaları yerine belediye şirketleri üzerinden personel istihdamı başlayınca karlılık daha da arttı. Öyle ki; bazı iş makineleri satın alıp belediyeye kiralamaya bile başlamıştı. Şimdi, aradan geçen 5-6 yıl içinde bu şirket nasıl 25 milyon lira zarar etti, anlamakta güçlük çekiyorum. Bu zararın nereden kaynaklandığı mutlaka açıklanmalıdır.