Bu sarı otobüsler konusu kafamı karıştırdı. Bildiğiniz gibi, bu otobüsler emeklilere bedava hizmet veriyor.İlk bakışta kulağa hoş gelen bu karar uygulamada pek çok sıkıntıyı da beraber getiriyor. Geçtiğimiz hafta AKP’li bir büyükşehir Belediye Başkanı bu kararı gözden geçireceklerini, çünkü konuyla ilgili çok fazla şikayet aldıklarını söyleyince herkes hemen eleştirilere başladı. Halbuki o başkan çok da haksız değildi.
Efendim, öncelikle ifade edeyim ki, ben de bir emekliyim ve BŞB’nin sarı otobüslerine bedava biniyorum. Bu otobüsleri özellikle de tercih ediyorum; ama bedava oldukları için değil. Ben Aydın’a sağlık sorunlarım nedeniyle gidiyorum. Sarı otobüslerle Söke’den başlayan yolculuğum Aydın Adnan Menderes Üniversite Hastanesinin önüne kadar kesintisiz sürüyor. Diğer dolmuşlarla gidecek olsam Aydın içinde inip oradan hastaneye şehir içi ulaşımı arayıp binmek zorundayım. Bu da özellikle sağlık sorunları yaşayan benim gibi kişiler için sıkıntı yaratıyor. Böyle olunca da ben bu sarı civcivlere mahkumum diyebilirim.


Gelelim işin sıkıntılı yanına. Sanırım hatlara tahsis edilen otobüs sıklığı yeniden gözden geçirilmeli. Bakınız; bazı ilçelere giden otobüsler adeta boş kalkarken Söke ve Kuşadası’na sefer yapan otobüslerde izdiham yaşanıyor. Aşırı doluluk nedeniyle teknik sorunlar yaşanıp yaşanmayacağını elbette bilemem. Ama yine de o kadar insanın adeta kilit gibi üst üste seyahat etmesini de doğru bulmuyorum. Nefes almakta bile güçlük çekiliyor. Bu araçlar Belediyeye ait değil de özel bir şirketin ya da şahsın olsa bu kadar yolcuya izin verilecek miydi diye düşünmeden de edemiyorum. Bu durum şehiriçi dolmuşlarında kısa süreliği bir yolculuk için hoş görülebilir ama iki saate yaklaşan yolculuklarda ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği ortadadır. Üstelik yolcular bunaldıkça otobüs şoförüne seslenip sızlanmakta ve onun da konsantrasyon kaybına sebep olmaktadırlar.


Gelelim yine emeklilere bedava olma meselesine. Emeklilerimiz düşük gelir gurubuna mensup yurttaşlarımızdır. Zaten bedava seyahatin çıkış noktası da bu olsa gerek. Ancak işi biraz abartıyorlar. Çoğu belediye meydanlarında akşama kadar oturup yarenlik ederek vakit geçiren bu dostlarımız bedava seyahatten sosyal hayatlarına bir renk katmak için de yararlanıyorlar. Söke’den tanıdığım bazı dostlar bedava otobüse binip Aydın’a kokoreç yemeye gidiyorlar. Söke’de 150 lira olan kokoreç orada 50-60 liraymış. Yine bazı dostlar bedava otobüse binip Didim’e gidiyor ve orada deniz kenarında oturdukları sosyal mekanda bardağı bir liradan çaylarını içme keyfini yaşıyorlarmış.
Yesinler, içsinler elbette. Helali hoş olsun da, bu arada yolculukta başka tartışma ve hatta kavgalar da çıkıyor. Özellikle yer kavgaları. Üniversite öğrencileri de bu otobüslerle okullarına gidip geliyorlar. Söke’den ya da Kuşadası ve Didim’den sarı otobüslere binip okullarının kapısı önünde iniyorlar. Gün içinde dersleri bitince de aynı şekilde geri dönüyorlar. İşte bu çocuklar hergün yerlerini emeklilere vermek zorunda bırakılıyorlar. Aksi halde devamlı olarak sözlü tacizlere uğruyorlar.
Elbette ki yaşlılara saygı göstermek ve onlara yer vermek güzel ve erdemli bir davranıştır. Ancak; o çocuklar geleceklerini kurmak için eğitim amacıyla o yolculuğu yapıyorlar. Hem fiziksel, hem de ruhsal olarak yoruluyorlar. Yani kokoreç yemek için otobüse binmiyorlar.
Son söz; emeklilerden en azından indirimli bir ücret alınırsa keyfi olarak gidip gelmeler azalır ve ancak zorunlu olanlar otobüse binerler diye düşünüyorum.