Son günlerde bir yazı yazarak LGS sınav sonuçlarıyla ilgili kuşkularımı ifade etmiştim. Hatırlanacağı gibi; o sınava 900 bin civarında öğrenci girmiş ve içlerinden 719 tanesi bütün soruları doğru cevaplayarak birinci olmuşlardı. Böyle bir sınav ve böyle bir sonuç bugüne kadar görülmemişti.Sevgili okuyucu, ilgililer bu sınavın öncekilerden daha zor olduğunu söylemeseler soruların kolay seçildiğini, sınavın gerçek bir değerlendirmeden uzak olduğunu falan düşüneceğiz. Ama madem ki sorular zordu ve madem ki buna rağmen 719 sıfır hatalı sonuç çıktı, bu işte bir iş olduğunu düşünmemiz gayet normal, öyle değil mi?***Biz bu işleri düşünürken Milli Eğitim Bakanımız, yapması gereken açıklamayı yapmak yerine sınavda şaibe arayanları geri zekalı olmakla suçlamayı tercih etti. Ben “kötü söz sahibine aittir” diyerek bu işte artık bir şaibe olduğundan tamamen emin olduğumu ifade etmek istiyorum. Bakan Beye göre sınavlarda hile olduğunu düşünenler anlatılanları anlamıyorlarmış. Ben de Sayın Bakanımızın kendisine sorulan soruları tam olarak anlamadığı kanaatindeyim.Birinci olan, yani soruları eksiksiz ve doğru olarak cevaplayan dahi çocuklarımız hangi illerden ve hangi okullardan sınava katılmışlardır? Bu soru çok mu zor? Sayın Milli Eğitim Bakanı tarafından cevaplanmayan bu soruya ilk cevap Milletvekili Turhan Çömez tarafından verildi.Bursa’da bir İmam hatip ortaokulundan (Çömez bu okulun adını da verdi) sınava katılan öğrencilerin 35 tanesi sıfır hata ile Türkiye birincisi olmuşlar. Başka böyle okullar varsa öğrensek iyi olmaz mı? Orada görev yapan öğretmenlerimizi kutlayıp bu güzel sonucu nasıl elde ettikleri konusunda sohbetler eder, bilgi ve görgümüzü arttırırdık. Hatta öyle toplu birinciler çıkaran okulların öğretmenlerini bir programa uygun olarak ülkemizin dört bir yanına gönderip meslektaşlarıyla bilgi ve görgü alışverişinde bulunmalarını sağlamak bile düşünülebilir.Bizim bakan böyle şeyler düşünüp verimliliği arttırmak için çabalar geliştireceğine sonuçları adeta sır saklar gibi saklıyor. Sanki başarının tüm ülkeye yayılmasını istemiyor gibi…Sevgili okuyucu, bir zamanlar ülkeyi dolaşarak terörle mücadelede Hükümet Programı olan açılım sürecini anlatan “AKİL ADAMLAR” gibi, bugün de eğitimde mucizeler yaratan “AKİL ÖĞRETMENLER” ülkeyi gezip meslektaşlarının ufkunu açma çalışmaları yapsalar ve böylece son yıllarda herkesin hissettiği eğitimdeki seviye ve kalite düşüklüğüne bir çare olabilme çabalarına girilse kötü mü olurdu?