Başkan İberya Arıkan bir açıklama yapmış. Doğrusu kendi ağzından duymadım da, bazı gazeteci dostlarımız paylaştıklarına göre böyle bir açıklama yapılmış.
İnanın ki bazı işleri anlamakta güçlük çekiyorum. İberya Başkan’ın açıklamalarını okuyunca inanamadım. Yanlış anladığımı düşündüğüm için tekrar tekrar okudum. Sonunda “pes” dedim. Çünkü bunca yıllık hayatımda böyle bir pişkinlik görmedim.
Gazeteci İsmail Eravcı’nın haberinden aynen alıntı yapıyorum:
“Kendi memleketinde, sokağında, çarşısında dolaşamayanlar ya da ayda yılda bir misafir gibi gelip gidenler… Anlaşılan hâlâ Brüksel’de sanıyorlar kendilerini. İlimize gelen bakanlardan, bürokratlardan rahatsız olmuşlar. Hayırdır, neden rahatsız oldunuz? Yeni yatırım ve projelerle Aydınımıza hizmet gelecek olması mı rahatsız etti sizi; yoksa bu hizmetlerle birlikte bir dahaki seçimlerde kendinizi göremeyeceğiniz endişesi mi sardı içinizi? Ama patlasanız da çatlasanız da o hizmetler gelecek!”
Gördünüz mü başkanımız nasıl esip gürlemiş. Ama adama sorarlar, ya da sormalılar; “kardeş, sizin memleketiniz neresidir? Söke ve Aydın sizin memleketiniz değil. Siz kendi memleketinizin çarşısında, cadde ve sokaklarında en son ne zaman gezdiniz ki?”
Bu kente, yani Söke’ye siyasi ikbal için gelmediniz mi?
Her ne kadar, çok istediğiniz milletvekilliğine ulaşamasanız da, bir şekilde belediye başkanı olmayı başardınız. Hem de o çok eleştirip aşağılamaya çalıştığınız CHP’li seçmenlerin oylarıyla…
Yaptığınız önemli icraatları sayabilir misiniz? Belediye binasını gül suyuyla yıkatıp Keramettin Hocamız ile sabah namazı kılmanın dışında hangi hayırlı hizmetleriniz oldu? Sürekli mülk satmanın dışında ne yaptınız?
Sayın Arıkan, bu kentin insanları kente gelecek olan yatırımlardan da, hizmetlerden de rahatsız olmazlar. Galiba gelecek seçimler için şimdiden endişe duymaya başlayan sizsiniz. Çünkü biz unutmayız da, unutturmayız da…
Önce aday olmayacağınızı söyleyip sonra aday olarak CHP seçmeninin oylarını aldığınızı ve sonra da efenizle birlikte dönüverdiğinizi elbette ki hep hatırlayacağız. Genel Başkan Özgür Özel’in Söke’ye yaptığı en büyük kötülük efenizin sözüne uyup sizi aday yapmasıydı. Bunu da unutmayacağız.
Sanırım yukarıda naklettiğim sözleriniz ve onun devamındaki ifadeleriniz de bir hizmet gayreti ve telaşıyla söylenmiş sözler değil. Aydın’da efenizin işleri iyi gitmiyor. Yüzünde gördüğümüz sürekli bir gerginlik ve mutsuzluk ifadesi adeta bir çaresizliği gizliyor. Siz de siyasi geleceğinizi efenize bağlamış gibisiniz. Bence Aydın ve Sökeliler oylarını alıp da gidişinizi hiç affetmeyecek. Gittiğiniz yerde de ne kadar güven sağlayabileceğiniz kuşkulu. Çünkü böyle bir kere dönen insanlar bunu alışkanlık haline getirebiliyorlar.
Son söz; iki yıl daha size katlanacağız ama, sabrın sonu selametmiş.