Sosyal medyada gerçekten de çok ilginç paylaşımlar yapılıyor. Bir paylaşımcı yazmış; çelik kapı diye satılan ürünün içi meğer strafor ile doluymuş. İki yanına birer levha kaplayıp çelik kapı diye satmışlar. Elbette ki çok iğrenç bir sahtekarlık ve başka bir paylaşımcı da benzer durumlar için yorum yapmış:


“Bu ülkede tarımın falan bittiği yok. Bu ülkede hayvancılığın da bittiği falan yok. Bu ülkede turizmin de bittiği falan yok. Bu ülkede insanlık bitti ve biz o yüzden bu haldeyiz, gerisi hikaye. Önce insanlığımızı muhakeme etmemiz gerek…”
İlk bakışta çok doğru ve de çözüm odaklı tespitler gibi görünüyor, değil mi? Toplum ne yazık ki bazı değerlerini yitirmiş. Kendini insan yapan o çok kıymetli değerleri yeniden hatırlamadığı sürece kendimizi düzeltmemiz imkansız olurmuş. En azından paylaşımcı kardeşimiz böyle düşünüyor…
***
Sevgili okuyucu, ne yazık ki böyle bir dünya yok. Hiçbir zaman da olmadı. Her zaman iyi niyetli insanların yanı sıra kötü niyetliler, hırsızlar, gaspçılar, caniler, katiller de olacak. Kendi kişisel çıkarları için başta komşuları ve de vatandaşları olmak üzere başka insanlara zarar vermekten çekinmeyen merhametsiz, açgözlü çıkarcılar olacak. Biz bunlara “lütfen kendinizi düzeltin. Yoksa bu toplum düzelmez” gibisinden nasihat ve telkinlerle insana yakışır bir yaşam düzeni getiremeyiz. Çağdaş yönetimler yurttaşlarının mal ve can güvenliklerini kötü niyetli kişilerin merhamet ve iyi niyetine bırakamaz. Zaten gerek mahkemeler, gerekse kolluk kuvvetleri bunun için vardır.
Devlet, toplum düzenini tesis eden kurallar ve yasalar getirir. Bu yasaların ruhu; iyi niyetli ve düzene sadık yurttaşları kötü niyetli insanların istismarından korumaktır. Elbette ki kural koymak, yasa çıkarmak tek başına yeterli değildir. O kuralların uygulanması, aksi halde yasal yaptırımların hiçbir ayrım yapmadan devreye sokulması gerekir.
Son söz; devlet vatandaşını kötü niyetli insanların şefkat ve merhametine terk edemez. Aksi halde devlete ne gerek olduğu sorgulanır. Bu nedenle de devlet yöneticilerimizden nasıl ki maaşlara zam istemeyi hak olarak görüyorsak, kandırılmadan, maddi ve manevi zarar görmeden ülkemizde güven içinde yaşama hakkımızı da devamlı hatırlatıp talep etmemiz gerekir.