Temmuz gelmeden zam haberleri gelmeye başladı. 1 Temmuz tarihinden itibaren evlerde kullandığımız elektriğe %38 zam geliyormuş. Yılın yarsında asgari ücretliye zam verilmiyor da, bu elektrik üreticilerin ne diye veriliyor diye sormak gerekmez mi?..nnnElektrik üretiminin maliyetine zamlar gelmiş. Bilen mi var, sallayın gitsin. Millet zammı yaptı m en az %30-%40 gibi yapıyor, ama iş TÜİK verilerine geldi mi enflasyon %2 ya da %3’leri geçmiyor. Matematik, matematik olalı böyle zulüm görmedi desem kimse kusura bakmasın. Çünkü durumu tanımlayacak başka bir söz bulamıyorum.nKurnazlığa bakar mısınız; zam 1 Temmuz’dan geçerli olacak ki haziran enflasyonunda değerlendirilmeyecek. Keşke ellerinde olsa da şu manav ve market etiketlerine de böyle tarihlerle zam tarifesi koyabilseler. Çarşamba pazarında taze fasulyenin kilosu 100 liraya çıkmış. Eskiden maaşların değeri hesaplanırken çeyrek altın, benzin ya da ekmek fiyatı ölçü alınırdı. Bundan sonra taze fasulye de gelir ölçüsü olabilir. Mesela emekli kardeşimiz aldığı 10.000 lira maaşla 100 kilogram taze fasulye alabilir. Ne güzel, pişir pişir ye. Bu arada salatalık 30 liraya, domates de 15 liraya düşmüş, yaşadık yani…n***nBu arada ihracat ve ithalat rakamları da açıklandı. İhracatımız giderek artarken ithalat da giderek azalıyormuş. Biz daha önce her şeyi ithal etmeye çalışan yöneticilerimizi eleştirirken “paramız var ithal ediyoruz” cevabı alıyorduk. Şimdi ne diyeceğiz? “Paramız yok almıyoruz” mu diyelim?nAslında bu türlü haberler hep memnuniyet vericidir de, biz daha o memnuniyet hallerine gelmedik. Bakınız bu artmaya ve azalmaya rağmen ihracatımız 24 milyar 66 milyon dolara yükselirken ithalatımız 30 milyar 568 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Yani bu yükseliş devrinde de 6,5 milyar Dolar açık vermişiz. Üstelik de bunu bir gurur vesilesi olarak paylaşıyoruz.nSon söz; aslında yukarıda ifade ettiğim Pazar fiyatlarındaki yükselişin bir nedeni de bu diye düşünüyorum. Otumuzu, çöpümüzü, varımızı yoğumuzu satınca bize kalanlar kalitesiz ve çok pahalı oluyor.