Sosyal medyada haftalardır aynı paylaşımlar yapılıyor. En düşük emekli aylığı için 25 bin ve daha yukarısı için hedef belirleyen dostlar herkesi aynı paylaşıma davet ederek kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Sonuç, elbette ki olumsuz. Hani bir laf var ya; “cami ne kadar büyük olursa olsun, yine de imam bildiğini okur.”
Burada da aynı şey yaşanıyor. İnsanlar neyi paylaşırlarsa paylaşsınlar, televizyon ve gazeteler neyi nasıl haber yaparsa yapsınlar, bizim imamlar da bildiğini okuyorlar.
***
Sayın Cumhurbaşkanımız önce kendileri denediler. Uzmanlık alanlarının ekonomi olduğunu ifade ederek “faiz sebep-enflasyon neticedir” şeklinde bir teoriyi ortaya attılar. Sonra da enflasyon canavarının boynunu kırmak için faizleri düşürmeye başladılar. Bu uygulamayı “nas” diye vurgu yaparak güçlendirdiler. Ama ne yazık ki enflasyonun dini de imanı da yoktu. Faiz düştükçe enflasyon yükseldi, adeta hepimize nazire yaptı.
Döviz alıp başını bir yerlere gitti de, onu yolundan çevirmek için “kur korumalı mevduat” diye eskilerden kalma bir uygulamayı yeniden makyajlayıp yürürlüğe koydular. Geçtiğimiz günlerde sona erdirilen bu uygulamanın da ülkemize ve dolayısıyla milletimize faturası iki yılda 48 milyar Doları bulmuş.
Enflasyonu düşürmede en etkili yöntemi TÜİK isimli kuruluş bulmuş. Onlar bir şekilde bu enflasyonu düşük olarak gösterebiliyorlar da, işin ilmini bizimle paylaşmıyorlar. Başka kuruluşlar %100’lerin üstünde enflasyon açıklarken TÜİK bu rakamların yarısında kalmayı başarabiliyor.
***
Bütün bu enflasyon muhabbetleri yapılırken Türkiye’nin son yıllardaki buğday ambarı olan Ukrayna da Rusya’nın saldırısına uğrayınca endişelendik. Yöneticilerimizin büyük başarısı olarak Ukrayna savaşa rağmen bize buğday satmayı sürdürebildi.
Ama iş buğdayla da bitmiyor ki…
Yine sosyal medyada bir paylaşım gördüm; aynı Ukrayna bize pirinç de satmaya başlamış. Hani diyeceğim; “para bol kardeşim, alırız yani” gibi laflara da imkan yok. Çünkü cep delik, ceplen delik. Enflasyonu düşürmeyi kendine öncelikli hedef olarak koyan ve Cumhurbaşkanımıza rağmen faizleri yükseltmekten bile çekinmeyen Maliye Bakanımız da dünyayı dolaşıp yeterli kaynağı bulamayınca tasarruf tedbirleri paketi hazırlamadı mı?
Orada anlaşılması güç olan bir tek konu var; paket “kamuda tasarruf tedbirleri ama, hedef kitle dar gelirliler ve özellikle de emekliler.
Eh, o kadarlık fedakarlık da yapılacak elbette. Sonuçta bu yıl emeklilerin yılı, öyle değil mi?

























