Maliye Bakanımız teşhisi koymuşlar; meğer enflasyonun sebebi fahiş kiralar isteyen ev sahipleriymiş. Biz de neler neler düşünüp kimlerin günahlarını almıştık…
Özellikle zincir marketlerle çok uğraştık. Sürekli etiket değiştiriyorlar, sabah akşam zam yapıyorlar diye söylendik. Hatta zaman zaman o mağazalara yapılan boykot çağrılarına bile uyduk da alışverişi kestik. Sonuçta başka hiçbir yerde daha ucuzunu bulamadığımız için boynumuzu büküp tekrar oralardan alışverişe başladık. Ama devletimizin büyükleri de bizi öyle yönlendirmişlerdi. Böyle pahalı satış yapan marketlerden alışveriş yapmamamızı tavsiye etmişlerdi.
Yazık, ağzı var, dili yok durumlarındaki TÜİK’e çattık. Sanki enflasyonun sebebi oymuş gibi düşünüp suçladık. Açıkladığı düşük enflasyon rakamlarına tepki gösterdik de aklımıza bu ev sahipleri hiç gelmedi. Yani gerçek suçlular arada kaynayıp gittiler. TÜİK ne yapsın, enflasyon hesaplarken kira paralarını değerlendirmeye almamış olacak…
***
Sevgili okuyucu, bir şey dikkatimi çekiyor. Hükümetimizin çok değerli üyeleri başarıyı sahiplenmekte hiç tereddüt etmiyorlar da, en küçük bir başarısızlıkta bile illa ki suçlayacak birilerini arayıp buluyorlar. Bu suçlu bazen çiftçiler, bazen işçiler, bazen de dış güçler olabiliyor.
Maliye Bakanımız da aynen böyle yapıp suçu ev sahiplerine yıkma yolunu seçmiş. Yani domatesin, biberin fiyatı yükseliyorsa Bakan Beye göre bunun sebebi kiraya zam yapan ev sahibidir. Tohumunu satın aldığımız İsrail’in, mazota yapılan zamların falan bu işte bir dahli yoktur. Aslında ben, soğanda patateste, meyvede yumurtada, bütün tüketim kalemlerinde ev sahiplerinin çok da etkili olduğunu düşünmüyorum.
Et fiyatlarıyla ev sahipleri arasında da nasıl bir ilişki kuracağımızı bilemedim. Üretici yem fiyatlarından başlayıp bir sürü gider kalemi çıkarıyor da, bu giderleri ucuzlatacak bir önlem ya da yatırım girişimi olmuyor. Tek bildiğimiz, hemen ithalat. Eh, rızkın onda dokuzu ticarettedir elbette ama, keşke şu ticaret işini de ithalat yerine yerli ve milli yapabilsek.
Son söz; her zaman söylediğim bir şey var; bir rahatsızlık tedavi edilecekse teşhisi doğru koymak gerekir. Teşhis doğru olursa uygulanan tedavi de teşhise yönelik olacağından başarılı olur. 12 kilogramlık mutfak tüpüne Aralık ayında yapılan zamdan sonra hafta içinde bir zam daha gelmiş ve bir tüp 965 lira olmuş. Yani, bu zamları da mı ev sahipleri yapıyor?
Onların son zamanlarda kira artışlarını abarttıklarını biliyorum, ama aynı şeyi devletimiz de yapmıyor mu? Elektriğe, doğalgaza, cezalara, vergilere, aldığımız her hizmete memura ve emekliye verilen zamdan çok fazlasını yapmadılar mı?
Şu enflasyon sorunu giderilecekse önce üretimi arttırmakla işe başlamalıyız. Üretim artarsa ne ev sahibinin fahiş kiraları ne de emekliye yapılacak zamlar enflasyona etki edebilir.