Eskiden insanlar ileri geri konuşmazlardı. Herkes sözünü tartar da öyle konuşurdu. Eğer birine bir suç isnat edilirse bunun çok sağlam dayanakları olması aranırdı. İftira ve karalama çok ayıp karşılanırdı. Zaten genellikle insanların kusurları bile ulu orta söylenmezdi.
İnsanlar mı değişti, yoksa sosyal medya çıktı da huylar mı değişti, bilemiyorum. Ancak; bildiğim bir şey varsa, bu gidiş hiç de iyi bir gidiş değil.
Bakınız, herkes dünyanın en bilgili insanı olmuş. Eleştirirken bile sınır tanımıyorlar. Adeta dillerinin kemiği yok. Hakaret etmek sıradan hale gelmiş. Hemşeriler birbirlerine hakaret ediyorlar. Vatandaş devletin yöneticilerine hakaret ediyor. Üstelik de bunu eleştiri adı altında yapıyor. Halbuki eleştiri başkadır, hakaret daha başkadır. Eleştiride yapılan bir iş söz konusudur. Bunu insanların kişilikleriyle ilişkilendiremezsiniz. Yıllar önce ölmüş olan, ülkenin kurucu liderine bile hakaretler ediliyor. O kişinin canlanıp da kendini savunacak hali yokken bu saldırılar her geçen gün artıyor.
***
En tehlikelisi de insanların kendileri gibi düşünmeyenlere karşı kullandıkları ifadeler. Bakınız, bu laflar Sökeli bazı hemşerilerimizin diğer bazı hemşeriler için kullandığı ifadeler:
“Putperestler bizim liderimizi eleştiremezler…”
Putperest dedikleri bir diğer siyasi partinin mensubu bile değiller. Sadece bu kişilerin gönül verdikleri partinin icraatlarını beğenmemişler. Sadece bir eleştiri getirmişler.
Sonra başkaları çıkıp karşı ifadeler kullanıyorlar.
“Yobazlar ve din tüccarları…”
Sevgili okuyucu, bu durum sadece çirkin değil, çok da tehlikelidir. İnsanları ötekileştirmek, birbirlerine düşman etmek kabul edilebilir bir durum değildir. Bu ülke hepimizin. Bu ülkede yaşayan insanlar ülkenin asli sahipleridirler ve en az kendilerini eleştirenlerin sahip olduğu haklar kadar haklara sahiptirler. Hoşgörü bizim karakterimiz olmalıdır. Yarın vatanın bekası için bir tehdit oluşursa bunu bertaraf için birlikte omuz omuza mücadele vereceğiz. Herkes aklını başına almalı. Siyaseti siyaset insanları yapmalı. Vatandaş da inandığı siyasi söylemler uğruna komşusunu, hemşerisini, vatandaşını incitmemeli. Bu millet zor zamanlarda hep birlik ve beraberlikle düze çıkmıştır.
Birlikte rahmet ve bereket vardır, öyle değil mi?
