Yerel seçimler öncesinde aday belirleme süreci yaşanırken en fazla konuşulan ve de merak edilen aday adayı Fatih Akkentli olmuştu. Daha da doğrusu, Fatih Beyin Cumhuriyet Halk Partisinden belediye başkan adayı yapılacağı bütün Sökelilerin ortak beklentisiydi. Sevenleri olsun, kendisini sevmeyenler olsun, hemen herkes bu adaylığı hak ettiğine, yıllardır bunun için çok çalışıp büyük emekler verdiğine inanıyordu.nn
nnCHP Genel Merkezi beklentilerin dışında bir karar verdi. Sadece Akkentli’yi değil, yıllarca partiye emek vermiş diğer aday adaylarını da dışarıda bırakarak Sökelilerin pek de tanımadığı, hakkında pek çok şaibelerin konuşulduğu bir adayı tercih ettiler. O günden sonra büyük bir sessizliğe gömülen Fatih Akkentli nihayet bu sessizliğini bozdu. Aydınlı usta gazeteci Erman Çetin ile yapmış olduğu söyleşide gündeme dair açıklamalarda bulunmuş. Bu açıklamaları kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.nErman Bey de benim gibi düşünmüş. Fatih Akkentli’nin neler anlatacağını o da merak etmiş. Bu söyleşi bu merakı paylaşanlar için de genel bir açıklama ve bilgilendirme olacaktır.n“Kıymetli takipçiler, bugün Söke’de belediye başkan aday adaylarından, kimilerinin Özlem Çerçioğlu’nun yakın adamı, kimilerinin de Batı Bölgesi Koordinatörü olarak tanıdığı Fatih Akkentli konuğumuz olacak. Kendisine ulaşmak için yüzlerce kent aradım, telefonu kapalıydı. Uzun uğraşlar sonucu kendisine ulaştığımda bu söyleşi için söz almıştım. Bugün bu söyleşiyi gerçekleştiriyoruz. Doğrusu ben de söyleyeceklerini merak ediyorum.Nelerin altını ya da nelerin üstünü .çizecek, ben de merak ediyorum. Bakalım Fatih Akkentli Belediye başkan adayı olamadıktan sonra kimlere kızgın, kimlere küskün, hep birlikte göreceğiz. Kimlerle konuşuyor, kimlerle konuşmuyor, neden telefonu kapalı?..”nErman Bey Fatih Akkentli’nin sakalını bile merak etmiş. Neden sakal bıraktığını bile sordu. Fatih Beyi sakallı olarak ben de ilk kez bu söyleşide gördüm. Ben de Erman Bey gibi, bu yeni imajın yakıştığını düşünüyorum.nEvet, Akkentli soruları cevaplamaya kendisine yakıştırılan unvandan başladı.n“Önce bir şeyin altını çizelim; bizim Aydın Büyükşehir Belediyesinde ‘Batı Bölgesi Koordinatörlüğü’ diye bir koltuk yok. Sürekli böyle yazılıyor ama böyle bir koltuk yok. Bu bir yakıştırmadır. Prensliği de koordinatörlüğü de yakıştırdılar… Cildim çok ince, görevdeyken her gün tıraş oluyordum. Aday adayı olunca izne ayrıldım. Yani 1 Nisan’a kadar izinli olduğumdan sakal dursun dedim. Dışarıda pek bulunmadığımdan sakal konusunda bir tepki görmedim. Ailem de buna olumlu baktı. Şu anda iyiyim. Her şeye alıştığım gibi sakala da alıştım…”n“Bu süreçte başka nelere alıştın, ya da nelere alışamadın?..”n“Ben sürekli olarak bu akan hayatın içerisinde görev almış bir insanım. 24 yıldır CHP Gençlik kollarında görev yapıyorum. Yapılan bütün seçimlerde, referandumlarda siyasetin içinde aktif olarak görev aldım. Şu anda zarar vermemek için geri çekildim. Yani anketlerden çıkmıyorum ya…”nFatih Akkentli’nin bu son sözlerinde bir sitem ya da bir ima hissettim. Çünkü bildiğim kadarıyla yapılan bazı anketlerin seçeneklerinde Akkentli’yi göstermiyorlardı bile. Sanırım Erman Bey de benim hissettiklerimi hissetmiş olacak ki, soruyu sordu:n“Bu anketler hangi anketler? Genel Merkezin yaptırdığı anketler mi, yoksa kendi yaptırdığınız anketler mi?..”n“Eğer ortaya çıkıyorsanız, bazı şeyleri önceden bilmek istersiniz. Öyle ya, ailenizi ihmal edeceksiniz. Paranızı harcayacaksınız, halkta karşılık olarak var mısınız, yok musunuz, bilmeniz lazım. Ben de aday olmazdan önce bir anket yaptırdım. Sonuç güzeldi. Düşük çıkarsa hiç ortaya çıkmamak gerekir. Önemli bir karşılık gördük. Hemen arkamızda da Süleyman Toyran geliyordu. Onun da o gün için partisi belli değildi. Sonra telefon anketi yaptırdık, orada da varız. Sonra başka anketler olmuş, oralarda yokuz. O anketleri kimin yaptırdığını bilmiyorum. Ankette yokum sözünü o anketlere göre söyledim.”n“Yani sen bu kimlerin yaptırdığını bilmediğin anketlere göre mi aday yapılmadın?..”n“Anketler bir adayı aday göstermemek için yapılıyor gibi. Mesela, seni kırmak istemiyoruz, ama partiden de aday göstermek istemiyoruz, sonra bir anket sonucu geliyor ve siz bu anketlerden çıkmadınız denilerek adaylığını geri çevriliyor ve siz de kırılmamış oluyorsunuz. Böyle bir süreç yaşandı ama bu sonuçların doğruluğuna inanmıyorum. “nDoğrusu anketlere ben de inanmıyorum. Şimdiye kadar yaşadığımız seçimlerde bunu çok kez gördük. Adeta sipariş üzerine yapılıyorlar gibi bir şey. Erman Çetin de bu konuda kuşkularını ifade etti:n“Yani şimdi sen bu anketlerin adayları manüple etmek için mi yapıldığını söylüyorsun. Senin yaptırdığın anketler de böyle miydi?”n“Ben kendi durumumu görmek için anket yaptırım. Sahada kullanmak için değil. Seçmende karşılığım olup olmadığını öğrenmek ve ona göre aday olmak istedim. Dört yıldır sahadayım. Başkan adayı olduğumu söylemedim. Ama vatandaş beni aldı, bir yere koydu.”nFatih Bey burada adeta bir öz eleştiri yapar gibi konuştu.n“Aslında ortaya çıktığımda çok daha fazla tepkiler bekliyordum.”n“Olumsuz mu?..n“Evet, çünkü parti içi siyasete bulaşmışım, akan siyasetin içinde olmuşum…Büyükşehir ile ilgili konularda vatandaşla sıcak temasa girmişim. Pek çok konuda pek çok kesimle sıcak temasa girmişim. Yani ortada bir tepki var…”n“Sen Büyükşehir Belediyesinde bir koordinatörsün. Bu yaptıklarını o görevin gereği olarak mı yapıyorsun?..”n“Ben bir partiliyim. Cumhuriyet halk Partiliyim. Bana bir görev verilmez. Ama ben partili belediye başkanımın başarılı olması için personel üstü bir çaba göstermek zorundayım.n“Günde kaç saat çalışıyordun?n“Bizde saat bakılmaz. Sabah kalkınca 8-9 gibi işe giderim, artık akşam iş ne zaman biterse…Benim belediye bürokratları gibi bir çalışma sistemim yok. Ben siyasiyim.”n“Tabi şimdi bir bürokrat sabah sekizbuçukta göreve gelip akşam beşte bırakır…”n“Hepsi öyle değil. Mesela bizim Ertuğrul Yamen, günde 18 saat çalışıyor. Yani her bürokrat diyemem. Mesela hakan Olgaç da gece arayıp gök gürlüyor sel olabilir diyorsun yarım saat sonra Söke’ye geliyor…Haklarını yemeyelim. Ufuk da böyle, Ozan da böyle, onloar da bizim gibi çalışıyorlar. Ama ben siyasiyim. Bakın belediye başkanı değiştiğinde bürokrat görevinde kalır. Ama şimdi Özlem Başkan görevini tamamladığında ben orada kalmam ki… Ben CHP var diye oradayım. Ben partimin Belediye Başkanı orada rahat edebilsin diye elimden gelen her çabayı gösteririm.nnBu güzel söyleşiye devam edeceğim.