İki gün seçim değerlendirmeleri yazdım. Bunlar Ak Parti’nin ülke genelinde yaşadığı oy düşüşü ve ikinci partiliğe gerileme sebepleriyle ilgili olarak kişisel değerlendirmelerimdi. Katılan olur, ya da başka türlü düşünenler olur. Bugün de ilçemizde yaşanan seçim sonuçlarıyla ilgili düşüncelerimi paylaşacağım.

Öncelikle partilerin aday tespitlerinde çok da doğru kararlar vermediklerini gördük. Ak Parti Söke’de Cumhur İttifakı için MHP’li bir adayda ısrar ederek hatasını sürdürdü. Tekin Yavuz’un kişiliğine söyleyecek bir sözüm yok. Daha önce kendisini tanımazdım. Seçim sürecinde bir kez karşılaştık. Eşiyle birlikte derneğimizi ziyarete gelmişlerdi. Doğrusu fevkalade beyefendi bir genç adamdı. Sanırım sorun partisinden ve de ekibinden kaynaklandı.
Bir gerçek var ki, Söke’de özellikle DEM Parti’nin temsil ettiği MHP karşıtı oylar var. Bu oyların sahipleri adayla sıkıntıları olmasa bile sırf partisi nedeniyle Yavuz’a oy vermediler. AKP’nin kendi seçmeni de ülkemizin genelinde olduğu gibi zaten partisine kırgındı. Ya sandık başına gitmediler, ya da bilerek ve isteyerek geçersiz oy kullandılar.
Bu arada Yavuz’un ekibiyle ilgili de birkaç söz söylemek isterim. Meclis üye listesine baktığımızda listede yer alan pek çok isim yönetilmekten çok yönetmeye alışmış isimler. Eğer Tekin Bey seçimi kazanmış olsaydı, sanırım bir yönetim kaosu yaşayacaktı.
*
Bana göre en uygun aday Sayın Mehmet Koyuncu olmuştu. Bilgisiyle, birikimiyle ve devlet tecrübesiyle başkanlık kendisine yakışırdı. Sanırım başarılı da olurdu ama, galiba meydana geç çıktı. En az altı ay öncesinden çalışmalara başlamalıydı. Hem kent merkezinde, hem de kırsal mahallelerimizde tanınırlık için daha uzun bir çalışma gerekir. Mehmet Beyin seçim başarısızlığında elbette ki partisinin ve Genel Başkan Akşener’in geneldeki oy kaybının ilçede de yaşanmasının etkisi var.
Bu arada en yetkin meclis üye listesinin de İyi Parti’de olduğunu düşünüyorum.
*
Seçimi kazanan İberya Arıkan’a gelince; doğrusu sonuç benim için sürpriz oldu. Seçimi kazanması değil elbette de, bu kadar farklı kazanmasına şaşırmadım diyemem.
Dört yıllık başkan yardımcılığı süresince Veli Devrim Yerli’nin gölgesinde, adeta hiçbir şey yapmadan oturmuştu. Adı Fetö Terör Örgütüyle anılıyordu. Özellikle araştırmacı gazeteci Ergun Poyraz’ın iddiaları sayfa sayfa yayınlanmasına ve muhatabından hiçbir tepki ve açıklama gelmemesine rağmen aday yapılmıştı.
Arıkan’a destek veren DEM Partili bazı tanıdıklarla görüştüğümde adayı kerhen desteklediklerini, aslında kendi adaylarını çıkarmak istediklerini söylemişlerdi. Buna rağmen farklı kazanmasına şaşırdım. Demek ki, hemşerilerimizde bıçak kemiğe dayanmış ve Ak Parti’ye olan tepkilerini bir şekilde göstermek istemişler diye düşünüyorum.
Son söz; süreci takip edeceğiz. Artık gösteri vakti geçti. Şimdi hizmet vakti olmalıdır. Öyle çalışana tatlı ikramıyla falan belediyecilik olmaz. Söke’nin sorunları iyi tespit edilip öncelikler doğru olarak ortaya konmalı ve kentin kaynaklarını çarçur etmeden çözümler üretilmelidir.