Efendim, her şeyin günü olduğu gibi mültecilerin de günü varmış. Bu hafta, yani 20 haziran günü de dünya mülteciler günüymüş. Ne diyelim, hayırlı olsun.

Böyle bir güne ne ihtiyaç var diye düşünüp internette araştırmak istedim. Böyle bir uygulama 2001 yılında başlamış. Açıklamada da şöyle yazıyor:
“Çatışma, şiddet ve zulümden dolayı yerlerinden edilen, ülkelerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca mültecinin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve onlarla dayanışma içinde olduğumuzu göstermek için önemli bir fırsat…”
Ne güzel değil mi? Birileri böyle bir gün ihdas edip sözde şiddet ve zorluklardan kaçan insanları huzura erdirmek istiyor da, bu işi kendileri yapmak yerine başkalarına ihale etmeyi tercih ediyorlar. Bu önemli fırsatı ne diye kendileri kullanmıyorsa?..
***
Türkiye’de 2020 yılı kayıtlarına göre resmi başvurusunu yapan mülteci sayısı dört milyonu geçmiş. Kayıt dışı olarak yaşayanların sayısını sanırım devlet de bilmiyordur. Çünkü bizim “açık kapı” diye bir uygulamamız var. Öyle eskisi gibi sınırları gizlice aşmaya falan da gerek yok. Onlar eski Türkiye’de kalmış uygulamalar. Yeni Türkiye’de artık ülkemize girmek isteyenler sınırdaki gümrük kapılarına geliyorlar, hiçbir belgeye gerek duymadan isim ve soy isimlerini yazdırıp rahatça ülkemize giriyorlar. Böylece kayıtlı mültecilerimiz oluyor. Ama bunu bile yaptırmaya gerek duymadan sınırlarımızı geçip kaçak mülteci olarak yaşayanlar da var. Biliyorsunuz, eskiden o sınırlarda mayınlar döşeliydi ve gizli geçişler son derece tehlikeliydi. Çok şükür, artık mayın falan da olmadığından kardeşlerimiz her taraftan akın akın geliyorlar.
Kardeş dediğime bakmayın. Bu kardeşliğin nereden ve nasıl geldiğini bilmiyorum. Saygıdeğer devlet büyüklerimiz “kardeşlerimiz” ifadesini kullandıkları için ben de aynı ifadeyi kullandım.
Son olarak sosyal medyada paylaşılan bir fotoğraftan da söz ederek bu yazıyı bitireceğim. Arapların giydiği türden bir entari giymiş olan sakallı zat ve iki yanında üçerden altı tane karınları burnunda hamile kadın…
Can endişesiyle geldiği ülkemizde korkusunu yenmek için sürekli çocuk yapmayı deneyen bir mülteci ailesi…
Neyse, gelişmiş ülkeler insanlık nutukları çekip bu göçmenlere kapılarını kapatırken kendine bile yetemeyen Türkiye kardeş falan diyerek bunlara kucak açmış.
Ben, şahsen bu kaçkınlar ülkemizden gittikleri günü “kardeş mültecilerden kurtulma günü” olarak kutlayacağım.
Tabi ki giderlerse…