Köşe yazıları bir anlamda tarihe tanıklık ederler. Bazı konular yazan için de, okuyan için de sıkıntı ya da üzüntü verici olabilir. Ancak bunları yazmak da bir anlamda görevin yerine getirilmesidir diye düşünüyorum.
Bakınız, ABD, başkanları olan güç zehirlenmesine kapılmış Donald Trump’ın İsrail’in gazıyla havalara girmesi sonucu komşumuz İran’a saldırdı. Halbuki ABD niree, İran nıre, öyle değil mi? Bu iki devlet de dünyanın iki ayrı ucunda gibi…
Kavga genellikle komşular arasında çıkar. Her ne kadar “komşu komşunun külüne muhtaçtır” dense de, sınır kavgası, gürültü kavgası, namus kavgası, çocuk kavgası gibi türlü bahaneler komşu kavgalarına sebep olabilir. Ancak egolarını bastırabilen, hırslarını dizginleyebilmiş aile liderlerinin aklı başında davranışları bu kavgaları önleyebilir. Devletler arasında da böyledir. Akıllı ve yüreğinde insan sevgisi taşıyan liderlere sahip ülkeler komşu hukukuna saygı gösterirler. Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, dünyada sulh” sözü bu anlayışın bir örneğidir.
*
İsrail ne yazık ki komşuluk hukuku tanımayan, insan sevgisini çıkarlara kurban eden terörist bir devlettir. Amerika da İsrail’in gazıyla hareket eden bir başka terör devletidir. Şimdi bazıları diyecekler ki, bu liderlerin kararıdır, halkın ne kabahati var?
Milletler layık oldukları yöneticiler tarafından layık oldukları şekilde yönetilir.
İsrail şimdiye kadar hep mazlumu oynamıştır. Naziler tarafından uğradıkları soykırımı adeta destanlaştırıp dünyanın merhametini arkalarına alırken Araplara karşı nazilerden de acımasız davranmaktadırlar.
Amerika zaten bana göre hala bir devlet olamamıştır. Yüz yıl öncesine kadar kıtanın eski sahipleri olan Kızılderilileri katlederek elde ettikleri topraklarda hala o günlerin anlayışıyla yaşıyorlar. Adaletleri de kendileri için, merhametleri de… Ne oldukları ikinci kere seçip göreve getirdikleri Başkanları Trump’dan belli değil mi?
Hem merhametsiz, hem kaba, hem de egosu zekasının çok ötesinde bir kişiyi başkan seçerek zaten bu türlü soykırım hareketlerini peşinen onaylamış olmuyorlar mı?..
İnsanın aklı almıyor. 6-7 tane Amerikan askerinin cenazesi getirilince bile tepki gösteren bu çıkarcı insanlar gönderdikleri füzelerle binlerce insanı öldürürlerken hiç mi üzülmüyorlar?
160 tane çocuk ABD füzesiyle feci şekilde can verirken vicdanları hiç mi sızlamadı? Bir de utanmadan yalan söylüyorlar…Füzeyi İran kendi atarak kendi bebelerini vurmuş.
Son söz; sevgili okuyucu, bu bir savaş değildir. Savaşın bir namusu vardır. Muharip güçler karşılıklı olarak vuruşurlar. Siviller, hele ki çocuklar hedef alınmaz. ABD ve İsrail’in yaptığı bir katliamdır ve bunu savaş kisvesi altında yapıyorlar.
Seversiniz, ya da sevmezsiniz, ama bir ülke çoluğuyla, çocuğuyla zalimlerin pençesi altında bir varoluş mücadelesi vermektedir. Elbette ki biz de savaşa girecek değiliz. Ama en azından İspanya’nın duruşuna benzer bir duruş sergilenebilir..