Önceki yazımda bu seçimleri Ak Parti’nin, yani bir anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın kaybettiğini, ama büyük bir zafer kazananın olmadığını ifade etmiştim. Çünkü seçmen sayısındaki artış da dikkate alındığında seçimden birinci parti olarak çıkan CHP’nin oylarında çok da büyük bir artış yaşanmadı. Ak Parti seçmeninin kendi parti yöneticilerine küsüp sandığa gitmemesi bu sonucu ortaya çıkardı.nn
nBana göre, eğer bu seçim bir genel seçim ya da Cumhurbaşkanlığı seçimi olsaydı AKP yine birinci parti olarak çıkardı. Bakınız, sandığa gitmeyen Ak Partililer o zaman sandığa giderlerdi. Üstelik bir de yurt dışında yaşayan Türklerin oyları var. Onlar da yerel seçim olduğu için oy kullanamadılar. Kullandıklarında oyların adresi belli elbette…n*nBu seçimin ana kaybedenleri Ak Parti, MHP ve İyi Parti oldu. Bu üç partinin 2019 seçimlerine oranla toplam oy kaybı yaklaşık 7.500.000 (yedibuçuk milyon) olmuş. Bunlardan 2.845.000 oy Yeniden Refah Partisine gitmiş. Kalan yaklaşık 4.650.000 oy kayıp. Bir de sisteme yeni giren seçmenler var. Yani ilk kez oy verenler. Bunları dikkate almasak bile CHP kaybeden partilerin oylarından ancak 3.360.000 kadarını alabilmiş. Yani Ak Parti’den sandığa gidip de oy kullanmayan milyonlar var.n*nBu zafer Cumhuriyet Halk Partisini yanıltmasın. Zafer türküleri söylemek yerine ayakları yere sağlam basan laflar edip davranışlar göstermeliler. Alınan oyların en azından bir kısmının emanet olduğunu bilmeliler.nSayın Cumhurbaşkanı cesaretle özeleştiri yapacaklarını ifade etti. Bunu gerçekten de olması gerektiği gibi yapıp sürekli kazanmanın getirdiği rahatlıktan kurtulabilirlerse bu kayıp telafi edilir. Öncelikle kibir denilen illetten kurtulmaları gerekir. İnsanların yaşam biçimlerini sürekli olarak dile dolayan söylemlere de sıcak bakmayı bırakmalılar. Bu ülke her yurttaşın düşündüğünü ifade edebildiği, kendi yaşam biçimini özgürce seçip yaşayabildiği bir ülke olmalıdır. Bizim tek kırmızı çizgimiz vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü olmalıdır. Bu nedenle de özellikle ayrıştırıcı, bölücü, ötekileştirici söylemlerden uzak durmamız gerekir. Bir taraftan “tek millet” derken o milletin bazı fertlerini düşünceleri ve inançları nedeniyle dışlayıp aşağılamak bütünlüğümüze zarar verir.n*nAdalet devletin temelidir. Aynı zamanda birlik ve beraberliğin de en güçlü çimentosudur. Adalete güven hiçbir şartta zedelenmemelidir. Yargı kararları her zaman istediğimiz gibi çıkmayabilir. Önemli olan kişilere uygun kararlar değildir. Önemli olan yasalara uygun kararlar çıkmasıdır. Böyle olursa hem adalete güven zedelenmez, hem de devletin saygınlığı zarar görmez. Eğer yasaya uygun kararların da adil olmadığına inanılırsa kararı tanımamak yerine yasaları değiştirmek gerekir. Böylece adalet herkes için eşit olarak uygulanmış olur.nSayın Cumhurbaşkanımız her vesileyle vurguluyor; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyerek…nBunların adını doğru koymak gerekir. Elbette ki tek milletiz ve bu milletin adı da Türk Milletidir. Bu etnik bir köken adı değil. Bir aidiyettir.nTek Bayrak derken bu bayrağın Türk Bayrağı olduğu, tek vatan derken bu vatanın Türkiye olduğu ve tek devlet derken de Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğu kabul ve ifade edilmelidir. Yoksa söylenenler havada kalır.n*nKazananın mutlu olmasını anlayabiliyorum da hemen kibre kapılmasını yadırgıyorum. Özgür Özel de seçim sonrası yaptığı konuşmada doğru aday seçimlerinden söz ederek zaferin kendi akılcı seçimlerinden kaynaklandığını ifade etti. O zaman adama sorarlar; Hatay’ı neden kaybettin? İzmir gibi bir kalede bu oy kaybı neden yaşandı?..nSayın Genel Başkan siz rakibinizin bazı zaafları nedeniyle elde ettiğiniz seçim zaferinde böyle kibre kapılıyorsanız o zaman yirmi yılı aşkın bir süredir devamlı kazanan bir partinin Genel Başkanını kibirli olmakla suçlayamayız.nnSeçim değerlendirmelerine devam edeceğim.