Aslında olanlar çok da gizli kapaklı şeyler değil ama, yine de Sökelilerin büyük bölümü bu olanlardan habersiz. Hani bir pazarcı jargonu vardır ya; “batan geminin malları bunlar” diye bağırarak mallarını satmaya çalışırlar. Şu anda Söke Belediyesinde bazı imar uygulamaları ve mülk satışları bende bu söylemi çağrıştırıyor.


Bazı şeyleri birinci ağızlardan duyup hayretler içinde kalıyoruz. Bazı konular ise yüksek sesle konuşulduğu halde hiç kimse çıkıp da “neden” diye sorgulamıyor.
Bugün sözünü etmek istediğim konu belediyenin sokulmak istendiği büyük bir zarar. Duyumlarıma göre, burada da, zaman zaman rastladığımız yandaşlara peşkeş çekme olayı ve bazı kişi ya da kurumlara haksız çıkar sağlama durumları açık bir şekilde gerçekleştirilmek istenmiş.
Yani, “tencere dibin kara” meselesi…
Yani, “benim adamım, senin adamın” meselesi…
Yani, “sen yaparken iyi mi?” meselesi…
***
Sevgili okuyucu, biz gördüğümüzü görmezden, duyduğumuzu duymazdan gelemeyiz. Elbette ki bu iddiaları sonuna kadar araştırıp huzurlarınıza getireceğim. Çünkü bu kentin hemşerileri, hem de hiç ihtiyacı olmayan hemşerileri kentin belediyesini istismar etmemelidir. Bu belediyede 120 bin insanın hakkı vardır. Buradan elde edilecek haksız kazançta da daha doğmamış bebelerin bile hakları vardır.
Başta da ifade ettiğim gibi; sizlere en doğru bilgiyi verebilmek için bu konuyu araştırmaya devam ediyorum. Bu konu önümüzdeki günlerde huzurlarınıza gelecek. Şimdi sadece kısa bir özet yapmak istiyorum.
Bir hemşerimiz devletten bir şekilde almış olduğu araziyi kat karşılığı bir müteahhit hemşerimize vermiş. İnşaat başlamış, hatta evler satış aşamasına bile gelmiş. Ancak, orada ciddi bir ulaşım sorunu varmış ve bu yolları yapmak 15-20 milyon liralık bir maliyet gerektiriyormuş. Gerek müteahhit, gerekse arazi sahibi bu maliyeti belediyeye yüklemek istemişler. Bu istek imar komisyonunda reddedilmiş. Yani komisyon oy çokluğuyla da olsa doğru bir karar vermiş.
Burada asıl ilginç olan durum; bu konuların gündemde olduğu hafta Belediye Başkanımızın Söke’de olmasına rağmen izin kullanıp yerine vekil bırakması. Burada da ilginç bir durum var. Pazartesiden çarşambaya kadar bir vekil, çarşambadan hafta sonuna kadar diğer vekil başkanlık yapmış.
İlginç değil mi?..
Bu konu ile ilgili detaylı bilgiler geldikçe paylaşacağım.