Aslında İberya Arıkan’ın rakip parti adayı ve de adaylarla beraber gezen meclis üyesi adayları için kullandığı “adamcıklar” ifadesine bu lafın muhataplarından da bir cevap geleceğini düşünmemiştim. Bir cevaplarını da duymadım. Demek ki seviyeyi düşürmek istemediler. Ya da Mevlana’nın o ünlü deyişinde ifade ettiği gibi düşündüler.nnn“Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım var. Ama bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam mı diye.”nSanırım böyle düşünüp cevap vermeye tenezzül etmediler. Ben onların bu olgunluk seviyesine sahip değilim. Benim tarzım; dişe diş, göze göz anlayışıdır. Beni ve doğup büyüdüğüm bu güzel kenti yönetme iddiasıyla ortaya çıkan bir kişide nezaket ararım. Saygı ararım ve dürüstlük ararım. Zarafet içinde ve yalansız bir ifade beklerim.nAğzından sürekli olarak hakaret ve iftira akan bir başkan Sökelilerin kaderi olamaz.n*nDünkü Yazımda da ifade ettim; bizler CHP’nin Söke Belediye Başkanı İberya Arıkan’ı çok da fazla tanımıyoruz. Kendisiyle ilgili bildiklerimin büyük bölümünü Araştırmacı Yazar Ergun Poyraz’ın yazdıklarından öğrendim. Ergün Poyraz’ın açıklamaları hepimizi hayretlere düşürdü. Aslında bazı şeyleri duyuyorduk. Hatta bazılarını biz de yazarak kamuoyuyla paylaşmıştık. Ama Poyraz belgelerini de ortaya koyarak suçlamalar yapıyor. Bir Belediye Başkanı hakkında böyle suçlamalar yapılıyorsa, bir terör örgütü ile iltisaklı olduğu ve o örgütte bazı kumpasların içinde yer aldığı iddia ediliyorsa bu kişinin çıkıp da bir açıklama yapması gerekmez mi? Eskilerin bir lafı var; “sükut ikrardan gelir” derler. Bu sessizlik de bir kabullenme değil midir?nEğer öyleyse, yani Ergun Poyraz tarafından ortaya atılan iddialar gerçekse İberya Arıkan’ın başkanlık koltuğunda bir gün bile oturmaması gerekir. Derhal istifa etmelidir. Ayrıca, böyle bir kişinin yapılacak olan 31 Mart seçimlerinde aday olması da doğru değildir.nBiz 31 Mart sonrası her türlü söylenti ve şaibeden uzak, tek düşüncesi yaşadığımız bu kente hizmet etmek olacak bir belediye başkanı seçmek istiyoruz. Bizim başkanımız şaibelerden, suçlamalardan, her türlü yanlış işlerden uzak olmalıdır. Aklında böyle düşünceler yerine Söke’ye yapacağı hizmetler olmalıdır. Adı kumpaslarla, kirli ilişkilerle anılan değil, tertemiz hizmetlerle anılan bir başkan olmalıdır. Hiç kimse çıkıp da kendisini açıkça ya da ima ile suçlayıcı laf ve davranışlarda bulunmaya cesaret edememelidir. Böyle bir davranış karşısında da kabuğuna çekilip susmak, ya da bazı yasa dışı kişilerden yardım istemek yerine başı dik olarak gereğini yapan bir başkanımız olmalıdır.nSon söz; elbette ki Ergün Poyraz’ın her iddiasını sorgusuz sualsiz kabullenecek değiliz. Ama bir konuda hakkını da kabul etmemiz gerekir. Özellikle FETÖ terör örgütü konusunda kendisi bir otoritedir. Daha yöneticilerimiz bile bu örgütün iç yüzü hakkında fikir sahibi değillerken, yani terör örgütü başına her istediklerini verirlerken Poyraz bunların iç yüzlerini anlatan kitaplar kaleme almıştı. Bu nedenle de iddialarını önemsiyorum. Zaten suçlanan kişi de bu iddialara karşı ne sözlü olarak bir tepki vermiş, ne de yasal mercilere baş vurmuştur.nÖnümüzdeki günlerde bu iddialardan ve yapılan gizli ittifaklardan da söz edeceğim.