Söke’nin sorunlarını yazarken bir şey dikkatimi çekti. Hani 25 kadar sivil toplum örgütünün bir araya gelerek sorunların çözümüne katkı için bir irade beyanından söz ederek bu güç birliğinin yararlı olacağını ifade etmiştik. Bazı hemşerilerimiz buna güzel tepkiler verip yüreklendirici yorumlar yaparken bazıları da hemen karşı çıkmışlar. Kendilerine göre hareketi aşağılayıcı yorumlar da yapmışlar.nn
n–Bu insanlar daha önce ne yapmışlar ki, bundan sonra Söke için bir şeyler yapıp sorun çözecekler?..n–Ne diye sadece bu 25 dernek seçilmiş? Diğerleri ne diye davet edilmedi?..n–Bu insanlar aynı zamanda Kent Konseyi üyeleri. Sorunları oralarda ne diye çözmüyorlar?..n–Söke’nin sorunları çözülmez kardeşim. Bugüne kadar çözülmedi, bundan sonra da çözülmez…nBunlara benzer yorumları görünce fevkalade üzüldüm. Bugün Söke’nin sorunlarında beşinci bölümü yazacaktım. Ancak; bana göre zaten Söke’nin en büyük sorunu bu durum. Yani, biri yapar, biri bozar halleri…nAnlayamadığım durum; bu oluşum sizi ne diye rahatsız ediyor. Diyelim ki, insanlar toplandılar ve hiçbir şey yapamadılar. Hiçbir sorunu çözemediler, Söke bundan ne kaybedecek ki?nYapılan bir şey bozulmayacak. Bir hizmet engellenmeyecek. “Denedik, olmadı” deyip köşelerine çekilecekler. Ama, Nasrettin Hoca’nın göle yoğurt çalma misali gibi; ya tutarsa?..nBir tek sorunun çözümüne bile küçücük bir katkı yapılabilseler bunun kime ne zararı olur?n***nNiye sadece 25 sivil toplum örgütünün katıldığına gelince; böyle bir sınırlama zaten yok. Davet hepsine açıktır. İstedikleri zaman katılıp düşüncelerini beyan edebilirler.nAyrıca Güç Birliği hareketi içinde yer alan hemşerilerimizin bir çoğu elbette ki bu kent için hayırlı hizmetlerde bulunmuşlardır. Hiçbir şey yapmayıp dünyaya sadece kendi çıkar penceresinden bakanlar bunu elbette anlamakta güçlük çekerler.nBu insanların içinde elbette ki Kent Konseyi üyesi olarak aktif görevde bulunanlar da var ama çoğunluk için böyle diyemeyiz. Hem ne diye kendimizi sınırlayalım? İsteyen herkes çaba göstersin ve çözüm arasın. Söke’nin sorunlarını düşünüp çözüm için çaba göstermek bazı kişilerin ya da kurumların tekelinde değil ki? Bütün hemşerilerimizin buna hakları vardır ve aslında bir görev olarak da kabul etmeleri gerekir.nSöke’nin sorunları çözülür mü, çözülmez mi, zaman içinde göreceğiz. Çözülmezse bile biz elimizden geleni yapmanın gönül huzuru içinde olacağız da, ya çözülürse…nBence her şeye olumsuz tarafından bakan bu hemşerilerimiz bir kere de kendilerini ve Söke için şimdiye kadar neler yaptıklarını sorgulasalar…nSon söz; bazı insanlar bir irade beyan edip yola çıkmışlar. Yaşadığımız kenti daha yaşanabilir yapmak için çaba göstereceklermiş. Aslında onlara yardım ve destek bir hemşerilik görevidir. Eğer bunu yapamasak bile gölge etmeyelim, o da bir şey değil mi?nSöke’nin sorunlarına devam edeceğim.