Haziran ayı enflasyon verileri açıklandı ya, bu verileri açıklayan TÜİK’e inanılmaz bir eleştiri yağmuru başladı. Doğrusu gerek yazılı basında, gerekse televizyonların büyük bölümünde bu rakamların adil ve doğru olduğu şeklinde yorumlar yapılmadı. Tam aksine, bu rakamların sırf hükümete şirin görünmek ve emeklilerle memur maaşlarına düşük oranda zam vermeye dayanak hazırlamak için uydurulduğu söylendi. Özellikle emekliler içinde bu rakamlara inanan olduğunu düşünmüyorum. Sadece fanatik bir şekilde partilerine bağlılığı olanlar sessiz kaldılar.nn
n***nTÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya enflasyon hesaplamalarının bütün dünyada nasıl yapılıyorsa Türkiye’de de aynı şekilde yapıldığını iddia etmiş. Ben elbette ki bu iddiaya inanmıyorum da, yapacak bir şey yok. Sonuçta bizler dünyada bu verilerin nasıl araştırılıp nasıl hesaplandığını bilmiyoruz ki… Bu nedenle de ne söylense inanmak zorundayız. Elbette ki TÜİK Başkanına da inanacağız ama, bazı rakamlar illa ki aklımızı karıştırıyor.nBakınız, hasta muayene ücreti 34 lira olarak açıklanmış. Buna inanmak mümkün mü?.. Üniversite hastanelerinde bile randevu talep ederken sigortalı hastalardan bile yüzlerce lira muayene ücreti yatırmaları isteniyor. Hangi 34 lira?..nBaşkan Çetinkaya ENAG endeksinin olmaması gerektiği kadar yüksek açıklandığını ifade ederek “Enflasyon hesaplamasında bir şey çevirmiyoruz” demiş.nDoğrusu ne yalan söyleyeyim; ben bir şeyler çevirdiklerini düşünüyorum ve ENAG’ın verilerini daha gerçekçi buluyorum. Hiç değilse orada muayene 34 lira gibi saçma rakamlar kullanılmamış.n***nBaşkan Çetinkaya Tüketim sepetinin hazırlanması ve enflasyon hesaplaması dünyada nasıl yapılıyorsa Türkiye’de de aynı şekilde yapıldığını ifade etmiş. Haziran ayıyla da enflasyonda düşüş sürecinin başladığını gözlemlediklerini söyleyen Başkan, bu gözlemi nereden ve nasıl yaptıklarını açıklasa da biz de olaya oradan baksak…nÇetinkaya enflasyon hesaplamalarıyla ilgili tartışmaların devam edeceğini öngördüklerini söylemiş. Yani bu demektir ki, biz TÜİK’ten böyle saçma ve canımızı acıtacak tahminler görmeye devam edeceğiz.nİddiaya baksanıza; TÜFE ile yaşam maliyeti endeksi farklı konularmış. TÜFE sabit bir mal ve hizmet sepetinin maliyetindeki değişikliği ölçerken, yaşam maliyeti endeksinin sabit bir “refah” düzeyinin maliyetindeki farklılıkları ölçüyormuş.nTÜFE’yi 600 binin üzerinde fiyatı derleyerek hesaplıyorlarmış. Bu fiyatların 300 binini marketlerin kasa fiyatlarından oluşturuyorlarmış. Bu da ayın sonunda alınıyormuş. Ayın üçüne kadar hesaplaması çok zormuş. 600 bin fiyatın ağırlıklı ortalaması alınarak toplulaştırılan bir hesaplamaymış.nKimse kusura bakmasın. Ya da isterlerse baksınlar ama, ben vallahi de bu açıklamalara inanamadım. 600 bin ürün çeşidiyle bizim ne işimiz olabilir ki? Marketten hangi 300 bin çeşit ürünü alıyoruz? Zaten birkaç temel ürünü aldığımızda maaş bitiyor.nKeşke bu açıklama hiç yapılmasaydı. Adeta kuşkularımızı doğruladı…