Başta Maliye Bakanımız olmak üzere devlet büyüklerimiz borç para bulmak için bütün dünyayı dolaşırken bir taraftan da adeta havaya para savurmak inanılır gibi değil. Doğrusu, artık neyi ne için yaptığımızı anlamakta güçlük çekiyorum.

Devletimiz tasarruf tedbirleri genelgesi yayınladı. Kamu çalışanlarının servis hizmetleri bile kaldırıldı. Duyduğumuza göre Sayın Diyanet İşleri Başkanımız yanında kırk kişilik bir konuk gurubuyla birlikte devlet kesesinden umre ziyaretine gidiyormuş. Bu yoklukta, fakir fukara bir topan ekmeğe muhtaçken devlet kesesinden bu savurganlığa nasıl gönülleri razı oluyor, anlamak mümkün değil. Ben bu ziyaretin devlet kesesinden değil de, şahsın kendi kesesinden karşılanmasının doğru olacağını düşünürken bir başka haber “yok artık” dedirtti.
Efendim, seçimler öncesi biliyorsunuz ki uzaya ilk astronotumuzu göndermiştik. Yine devletimize yaklaşık maliyeti yetmiş milyon doları bulduğu iddia edilen o uzay yolculuğunda astronotumuzun bilimsel deneyler falan yaptığı iddia edilmişti de bu açıklamalar bana pek inandırıcı gelmemişti. Yine de o olayı seçim öncesi bir güç gösterisi ve de heves olarak değerlendirip maliyetine içim sızlasa da bir açıklama getirebilmiştim. Ancak, şimdi öğreniyoruz ki; uzaya yeni bir astronot daha gönderilmiş. Bu yeni astronot da bilimsel deneyler yapmış. Anladığım kadarıyla en önemli deney de uzayda diyabet ilacı denemesi olmuş.
Bu iş önemli elbette. Diyabeti dünyada tedavi edemiyorsak uzayda tedavi ederiz. Bu işi bir tutturursak aynen dolmuş hattı gibi, uzaya da iki-üç tane roket hattı denk getirdik mi paraya para demeyiz. Bizim öz vatandaşlarımızın elbette ki bu 50-60 milyon dolarlık seyahat masraflarını karşılayıp da uzayda tedavi imkanları yok, ama ülkemiz sağlık turizmi açısından büyük bir mesafe kat eder. Dünya zenginlerini götürüp uzayda insülinlerini yaparız.
Sevgili okuyucu, şaka gibi değil mi?
İnsanlar ayda on bin lira ile geçinmeye çalışırken birilerini milyonlarca dolar vererek uzaya göndermenin sadece bilimle değil, merhametle de alakasını kuramıyorum. Bu paraları bir kere de üretime dönük hedefler için kullanmayı denesek…