Venezüella’da Nicolas Maduro Moros diktatörlüğü sona erdi de, bu iş keşke demokrasi sınırları içinde gerçekleşseydi. Ne yazık ki öyle olmadı. Kendisini adeta demokrasinin savunucusu ilan eden ama aslında terörist bir devlet olan Amerika Birleşik Devletlerinin saldırısı sonucu yakalanıp esir edildi. ABD Başkanı, yani dünyanın gelmiş geçmiş en azılı ve merhametsiz terörist başlarından olan Donald Trump’un yakaladık dediği bu diktatörün yakalanması esnasında yapılan hava saldırılarında kaç can telef oldu bilen yok. Çünkü bu korsan devlet tarafından kendi canlarının ötesinde hiçbir şey önemli değil. Nasıl ki Gazze’de öldürülen, aralarında kadın ve çocukların da olduğu yetmiş bin insanın katli bu zalim tiran için bir şey ifade etmiyorsa, Venezüella’da öldürülenler de merhamete değer bulunmuyor.
*
Sevgili okuyucu, Maduro elbette bir diktatördü. Zamanında otobüs şoförlüğü yaparken kendini bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak bulmuş, yaptığı anayasal değişikliklerle de tek karar verici duruma gelmiş olan bu kişi elbette ki bir ülkenin ve o ülke insanlarının kaderini etkileyecek kararlar vermede yetkin biri değildi. Ama güç onun elindeydi. Yönetime geldikten sonra halk büyük bir yoksulluk içine düşüp ilk seçimde tercihini başka adaydan yana kullanmasına rağmen ülkenin seçim kurulu yine kendisini başkan ilan etmişti.
Şimdi ülke insanının iradesi yok sayılınca bir diğer devlet ortaya irade koyup diktatörü görevden almış oldu.
İşin üzücü yanı o devletin de demokrasi ile bir yakınlığı yok. Demokrasiyi sadece başka ülkelerin kaynaklarını sömürme aracı olarak kullanıyor. Kendi emellerine uygun yöneticiler buluyor ve onları kullanabildiği kadar kullanıp sonra elleriyle yok ediyor. Tıpkı Irak’ta Saddam’a yaptığı gibi. İran’da molla rejimini getiren de onlardı, şimdi göndermek için düğmeye basanlar da onlar.
Bütün ülkelerin kendi iç mevzuatlarında birinin varlıklarına çökmek suçtur ve yasaktır. Uluslararası ilişkilerde ABD bir istisnadır. İster asar, ister keser, ama gözüne koyduğu her türlü zenginliğe çöker. Bunu güzellikle yapamazsa silah gücüyle yapar. Kimseler de ona hesap soramaz.
Son söz; Allah Venezüella halkının yardımcısı olsun. Tek kusurları güzel konuşup kendilerine bolluk ve hürriyet vadinde bulunan bir lidere inanıp oy vermeleri.