Aslında Beşparmak Dağları sadece antik çağlarda medeniyetin beşiği olduğu ve binlerce yıllık kaya resimleriyle geçmişten geleceğe mesajlar yansıtan bir kültür ocağı olması nedeniyle önem arz etmiyor. Bu dağlar aynı zamanda bir bereket yuvasıdır. Antik çağlardaki adı Latmos olan bu muhteşem dağlar geçmişten günümüze taşıdığı değerlerinin pek çoğunu ne yazık ki son 20-30 yılda kaybetmiştir.
Bu dağlara aşkını ilan edenlerin büyük bir çoğunluğu ne yazık ki Latmos’u severken öldürmekten çekinmemişlerdir.
İlk defa kaya resimlerini bulan Anneliese Peschlow bile kendinden önce Türkiye’ye gelen Alman arkeologları gibi önce alabileceklerini alarak Almanya’ya götürmüş, sonra buluşunu paylaşmıştır.
***
Kuşadası’nda bulunan ünlü bir çevre derneğimiz de yıllardır hep “Latmos milli park olsun” diyerek ortalarda geziyor. Çevremizdeki milli parkları görünce hem şaşıyor hem de merak diyoruz. Latmos’u milli park yaparak hangi kamu yararını hedefliyorlar diye…
Şu anda Latmos için en büyük tehdit maden şirketleridir. Yerin altındaki kendileri için kıymetli olan madenleri çıkarabilmek için yer yüzündeki bütün güzellikleri ortadan kaldırmaktan çekinmeyen bu şirketler de Latmos’un milli park olmasından memnun olacaklardır. Çünkü milli park onlar için bir engel değil. Aksine, koruyucu bir kalkan olacaktır.
Daha önce de defalarca ifade ettiğim gibi; Latmos milli park olursa madencilere verilen ruhsatlar iptal edilmeyecektir. Onlar yine kazmaya ve doğayı katletmeye devam edeceklerdir. Ayrıca bundan sonra da ruhsat almalarına bir engel olmayacaktır.
Böyle bir karardan sadece o dağlarda yaşayan köylüler zarara uğrayacaklardır. Hayvanlarını otlatamayacak, arıcılık yapamayacak ve hatta fıstık ve zeytin gibi ürünlerden yararlanamayacaklardır.
Zamanında Karakaya Mahallemizi ziyaret eden bir İl Kültür Müdürümüz güya açıklama yapmış:
“Kim uyduruyor bu lafları? Herkes tapulu zeytinliklerindeki tohuru toplayabilir elbette…”
Efendim, bu dağlarda tapulu yer çok fazla değildir. Özellikle fıstık çamlarının mülkiyeti ormana, meyvesi köylüye aittir.
Bu dağları milli park yaparsanız ekmek paralarını kazanma şansları ellerinden alınacak olan köylüler oraları terk edeceklerdir. Dağlar da tamamen korunmasız olarak madencilerin insafına terk edilecektir. Belki 40 yıllığına,50 yıllığına turizm şirketlerine de tahsis edilebilir.
Son söz; Beşparmak Dağları bir zamanlar hayvancılık için de önemliydi. Köylü hayvanını meraya salar ve ayda yılda bir kontrol ederdi. Hayvanlar orada doğal ortamda yaşar ve beslenirlerdi. Şimdi duydum ki, o dağlarsa hayvan bile kalmamış.