Gazetelerde yazılarını zevkle okuduğum, televizyonlarda yaptığı yorumları ilgiyle ve beğeniyle dinlediğim bir gazetecinin sosyal medyada yapmış olduğu durum değerlendirmesini yadırgadım. Ünlü gazeteci şöyle diyordu:
“Özgür Özel de Demirel gibi bağırıp çağırıyor ama bir karşılığı yok. Halk kendi sorununa sahip çıkmadıkça muhalefet ağzıyla kuş tutsa etkili olmayacaktır. Emekli mitingi yaptılar, halk doldurmadı insanlar kaderine razı olmuş durumda…Kendi haklarına sahip çıkmayanlara muhalefet ne yapsın.”
Sanırım böyle bir paylaşımdı. Yani sonunda bu değerli basın mensubu da suçu halkın üstüne atıp bir anlamda sorumluyu işaret etmiş. Aslında yapması gereken, bu durumu sorgulamaktı. Neden böyle olduğunu ve neden halkın kendisi için daha iyi şartlar oluşturabilecek bir iktidar arayışına girmediğini sorgulaması gerekirdi.
Muhalefet partileri eğer ülkeyi yönetmek istiyorlarsa bu isteklerini gerçekleştirmek için sadece iktidarı eleştirmeleri, yapılan yönetim hatalarını ortaya koymaları yetmez. Zaten bu kadarını vatandaş da yapabilir ve de yapıyor. Önemli olan daha iyi yönetebileceklerini iddia edenlerin ortaya bir umut planı, bir proje koyabilmeleridir. Mevcut CHP Genel Başkanından bu yönde hiçbir açıklama gelmiyor. Sürekli konuşuyor ve eleştiriyor. Eleştirileri haklı olabilir de, eleştiri yapmak için illa ki bir parti genel başkanı olmak gerekmez ki. Bunu zaten sıradan vatandaşlar da yapabilirler ve de yapıyorlar.
***
Sevgili okuyucu, şu anda ülkemizde iktidarı elinde bulunduran yöneticilerimiz de benzer şeyler söylüyorlar. İktidarın da, muhalefetin de dillerinden düşürmedikleri vaatler hep aynı.
“Enflasyonu düşüreceğiz. Dar gelirliyi hayat pahalılığına ezdirmeyeceğiz. Milletimiz her şeyin en güzeline layık…”
İktidara “mühür sende, niye yapmıyorsun” diye sorulduğunda enflasyonun düşmeye başladığını falan söyleyip biraz sabır istiyorlar. Muhalefete de “nasıl” diye sorduğumuzda “seçim” diyorlar.
Kardeşler, geçen 23 senede defalarca seçimler gerçekleşti. Yapılan bunca hataya, bunca fakirleşmeye rağmen iktidar değişmedi. Demek ki belli bazı şartlar oluşmadan seçim istemek ya da seçime gitmek sonuç garantisi vermiyor.
Sürekli seçim diye bağıran Sayın Özgür Özel seçimden önce ülkeyi düzlüğe çıkaracak yönetim planını hazırlayıp ortaya koymalıdır. Eğer bunu yapabilirse o zaman “kabullenmiş” denilen halkı da arkasına alarak seçimlere gidebilir ve çok istediği yönetim yetkisini alır. Yoksa böyle konuşmaya devam eder. O konuşurken de başkaları oyunu istedikleri gibi kurgulayıp oynamaya devam ederler.