Neden bilmiyorum da, sanki bu çimento fabrikasının bir dokunulmazlığı var. İstediği gibi davranıp istediğini yapıyor. Şirketin kapattığı bir fabrikasının üretimini de Söke’den sağlamak için yaptığı kapasite arttırma çalışmalarına hiç kimse ses çıkarmadı. Adeta alkışladılar. Bir zamanlar çayı çöpsüz sevdiklerini söyleyerek mesaj veren Söke’nin anlı şanlı sivil toplum örgütleri, her hareketlerini Söke’nin çıkarları için yaptıklarını ifade eden meslek odaları çıkıp da çimento fabrikası için tek bir laf etmiyorlar. Asıl şaştığım; eleştiri getirmedikleri gibi övgüler de düzmüyorlar.
Bu fabrikanın Söke için vazgeçilemez bir önemi olduğunu ifade eden açıklamalarını duysak biraz rahatlayacağız. “Demek ki bizim bilmediğimiz yararları varmış, getirisi zararından çok fazla” deyip teselli bulacak ve sesimizi keseceğiz. Ama böyle bir açıklama da yapamıyorlar. Çünkü bu fabrikanın Söke’ye verdiği telafisi mümkün olmayan zararları biliyorlar.
***
İstatistiklere bakmak bile yeterli. Son yıllarda Söke’de nefes darlığı, verem ve akciğer kanseri gibi rahatsızlıklarda artış makul ölçülerde mi, yoksa bunun kat kat fazlası düzeyde mi?
Peki, şimdi sormak istiyorum; insan canından daha değerli ne var ki? Kaybettiğiniz her şeyi yerine koyabilirsiniz de, yitirilen canları yerine koymak mümkün mü?
Nedir bu fabrikayı Söke için vazgeçilmez yapan?
***
Sevgili okuyucu, yirmiyi aşkın sivil toplum örgütü, Söke’de faaliyet gösteren dernek bir araya gelerek “Söke Güç Birliği” adıyla bir oluşum meydana getirdiler. Amaçları Söke’nin konuşulmayan ve görmezden gelinen sorunlarını gündeme taşıyıp konuşulur yapmak ve de ilgililerin dikkatini çekmekti.
Gündemlerine ilk aldıkları sorunlar ise çimento fabrikasının verdiği zararlar ile Novada Kavşağının yetersizliği oldu. Nedense bazı sivil toplum başkanları başta bu oluşum içinde yer almalarına rağmen sonradan toplantılara bile katılmadıkları gibi Güç Birliğine karşı açıklamalar bile yaptıklarına tanık olduk. Aslında bu tavır değişikliğinin de izaha muhtaç olduğunu düşünüyorum.
Umarım Sökeliler yalnızca çimento fabrikasına değil, Söke’ye zarar veren bütün oluşumlara kararlı bir şekilde tepkilerini gösterirler. Sivil toplum örgütlerinin yöneticileri de kendi çıkarlarıyla bu kentin çıkarlarının uzun vadede aynı olduğunu görürler.