Amerika’da ünlü Hollywood stüdyolarının da olduğu Los Angeles kenti yakınlarındaki ormanlık alanda başlayan yangın bütün şiddetiyle sürüyor. Bu yazı yazılırken artan rüzgarla birlikte yangının daha da fazla yayıldığı haberleri geliyordu.
Sevgili okuyucu, sosyal medyada bazı paylaşımlar görüyorum, adeta bu felaketten mutluluk duyar hallerdeler. Doğrusu bunu hiç yakıştıramadım ve de kınıyorum. Bizler başkalarının felaketlerinden zevk alan bir millet değiliz. Amerika’yı ve de Amerikalıları sevmeyebiliriz. Her zaman söylediğim gibi; bana göre terörist bir devlettir. Ancak; benim milletim hasımlarıyla kozunu paylaşırken doğal felaketlerden medet ummaz. Zaten bu yangından kimlerin zarar gördüğünü bilmiyoruz ki…
Bakınız, yine bu yazı hazırlanırken yangında hayatını kaybedenlerin sayısı 24 olarak belirtilmişti. Bu 24 kişiyi tanıyor muyuz? Belki de içlerinde çok değerli insanlar var. Belki bir salgın hastalığa şifa bulacak hekimler, ya da insanlığın işini kolaylaştıracak bir buluşa imza atacak bilim adamları da ölenler arasında. Buna nasıl seviniriz?
***
Başka çok önemli tespitler de olmalı ama ne yazık ki haberlerde yanan muhteşem evlerden ve de milyarlarca dolarlık zarardan söz ediliyor da, o ormanlarda yaşayan canlılardan söz edilmiyor. Acaba kaç tane hayvan yanıp kül oldu? Tavşanlar, kaplumbağalar ve diğerleri… Yani evleri orman olan, o alanları mesken tutmuş doğal hayatın aktörlerinden ne kadarı telef oldu, düşünmek l lazım değil midir?
Ben bu yangından memnuniyet ifade eden hatta “suyu kıt, rüzgarı bol olsun” diye güya espriyle karışık beddua edenlere şaşıyorum. Yanan bu hayvanlara karşı da mı merhamet duymuyorsunuz? Allah’ın yarattığı bütün canlılar mübarek değil midir?
***
Allah cümle insanlığı bu türlü afetlerden korusun. Bazen böyle doğal nedenlerle çıkan bu afetlere bizde çok daha fazla rastlanıyor. Her sene yaşadığımız orman yangınları yüreğimizi sızlatıyor. Yanan ağaçlar kadar o ormanları yuvaları yapan doğal yaşamın parçası hayvanların telef olmalarına da üzülüyoruz. Gerek bu yangınlarda, gerekse sık sık yaşadığımız deprem felaketlerinde düşman bildiğimiz ülkeler bile bize yardım gönderip insanlık yaparken bizim de bu olay karşısında en azından bir üzüntü ifade etmemiz gerekir diye düşünüyorum.
Son söz; bu yazıyı yazarken aklıma ülkemizin pek çok yerinde insan eliyle gerçekleşen doğa katliamları geldi. Üç kuruşluk çıkar için ormanların yok edilip oralardaki doğal yaşama zarar verildiğini, bunun için bazı devlet görevlilerinin “ÇED gerekli değildir” şeklinde raporlarla doğa katillerine yol verdiklerini duyup görüyoruz. En azından bu türlü büyük felaketlerin vesilesiyle bu durumları da hatırlayalım. En yakınımızdaki Latmos’ta yaşananlara karşı tepkimizi gösterelim.