Bu iş galiba iyice kontrolden çıktı. Sanırım bu olanlara bizim şaştığımız gibi ülkeyi yönetenler de şaşıyorlar. Çünkü açıklamalarında pek de tutarlı sözler duymuyoruz. Bakınız, bir taraftan her şey kontrol altında, ekonomi düzeldi ya da düzeliyor gibisinden laflar ederken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız bir televizyon programında emekli maşlarını ödeyebilme çabasında olduklarını ima ediyor.
Bu laf edilecek bir laf mıdır? Sanki en son söylenecek şeyi ilk önce söylemiş gibi…
Sayın Cumhurbaşkanımız pahalı ürün satan yerlerden alışveriş yapmazsak fiyatların düşeceğini söyleyerek tavsiyelerde bulunuyor da, ucuz satış yapan yerleri söylemiyor. Aklıma hemen Tarım Kredi Marketler geliyor ama, oralarda da ucuz bir ürün göremedim.
Enflasyon düştü, düşüyor gibi laflar edilirken elektriğe, mutfak tüpüne yapılan zamlar adeta inim inim inletiyor. Memur emeklisine yapılan %11’lik zammın mantığını da, enflasyonla uyumunu da henüz hiçbir ekonomi uzmanı açıklayamadı.
Örnekler çok elbette de, bunları uzun uzun saymaya gerek yok. Nasılsa bu ülkede yaşayan herkes her şeyi biliyor. Ben bugün başka bir tutarsızlıktan söz edeceğim ve devletimiz görevlilerinden bu konuda bir yardım isteyeceğim.
***
Sevgili okuyucu, devletimizin itibar ettiği verilere göre yıllık enflasyon %50’nin altına düştü. Bunu Devlet İstatistik Kurumu da açıkladı, devletimizin görevlileri de. Ama bazı kalemlerdeki orantısız fiyat artışları görmezden geliniyor.
Bugün size telefon ve internet ücretlerinden örnek vermek istiyorum. Şimdi hemen bazı dostlar bunun zaruri değil, lüks bir ihtiyaç olduğundan söz edecekler de onları ciddiye almıyorum. Çünkü böyle düşünenler bu hizmeti sadece kendilerine hak olarak görüyorlar. Bu ülkede yaşayan yurttaşların tamamı vatandaşlık görevlerini eksiksiz yerine getiriyorlarsa, yasalara saygılı ve uyumlu bir şekilde yaşıyorlarsa her türlü hizmetten yararlanma hakkına sahiptirler.
Bakınız, Söke’de faaliyet gösteren bir derneğimiz var. Bir kültür derneği. Şair ve yazarların bir araya geldiği, eserlerini paylaşıp sohbetler ettikleri bir yuva. Elbette ki hiçbir geliri yok. Ben de bu derneğe katkım olsun diye internet ücretlerini ödüyordum. Hafta başında bir telefon geldi. Tarifenin süresi dolmuş, yeni bir teklifte bulunuyorlar.
Efendim aylık 250 lira olan ücret aslında 900 liralar seviyesine yükselmiş ama bana özel bir indirim teklif ediyorlar. İlk beş ay 380 lira, sonraki sürede aylık 600 küsur liradan yeni sözleşme teklif ettiler. Onlara bunun çok pahalı olduğunu, kabul edemeyeceğimi söyleyince de enflasyondan söz ettiler. Ben de kendilerine TÜİK’in enflasyon rakamları ile bana yapılan %11’lik maaş zammı hatırlattım. Sonuçta anlaşamadık.
Son söz; ismini yazmakta sakınca görmüyorum. Bu operatör Türk Telekom. Ama diğerlerinin de daha ucuz olduğunu düşünmüyorum. Şimdi biz ne yapacağız? Sayın Cumhurbaşkanımız pahalı ürünleri satın almamamızı öğütledi de bunlar adeta tekelleşmiş gibi. Ucuz satanı yok ki…
Keşke devletimiz bunlar için de bir tarife düzenlese…