Bazı şeyleri anlamak mümkün değil. Gençler bazı uygulamalardan memnun olmayıp seslerini duyurmak istemişler. Elbette ki bunu yapmanın yolu hemen sokağa çıkıp bağırmak olmamalıdır. Ancak; yetişkinler, özellikle de karar verici makamlarda olanlar gençlere konuşabilecekleri, kendilerini ifade edebilecekleri ortamları yaratmalıdırlar.
Öncelikle çocuklar konuştuğunda onları dinlememiz gerekir. Söylediklerini beğenelim ya da beğenmeyelim, sırf konuştukları için bile mutlu olmalı ve bu mutluluğumuzu belli etmeliyiz. Çünkü konuşabilmek de bir meziyettir. Konuşan bir genç belli bir bilgi birikimine, muhakeme yeteneğine ve de düşündüklerini ifade edecek özgüvene sahip demektir. Zaten bizim istediğimiz de böyle gençler yetiştirmek olmalı değil midir?
***
Sevgili okuyucu, bazı yüksek okullarda yönetici değişiklikleri oldu. Elbette ki bu atamaları yapan iradenin de kendine göre mantıklı sebepleri vardır. Ancak bir devlet sırrı değilse bu sebeplerin paylaşılması, tercih nedenlerinin açık açık ortaya konması atanan yeni yöneticinin de işini kolaylaştırmaz mıydı?
Bir öğrenci için sevdiği bir öğretmeninden ayrılmak çok da kolay değildir. Hele ki, genç bir kardeşimiz için bu tasarruf bir inatlaşma gibi algılanmaya müsait olursa tepki göstermeleri normaldir. Bu durum aile terbiyeleri, aldıkları eğitim, toplumun etik kuralları ve de yüreklerinde her zaman var olduğuna inandığım vefa ve merhamet duyguları gereğidir.
İş buralara gelince de illa ki seslerini duyurmak isteyeceklerdir. Meydanlara da çıkarlar, yüksek sesle isteklerini de dile getirirler. Aslında buna da tahammüllü olmak gerekir. Yani anlayışı ve tahammülü illa ki gençlerden mi bekleyeceğiz. Yetişkinler de tahammüllü olamazlar mı? Özellikle de yöneticilerimiz bu çocuklara daha anlayışlı yaklaşamazlar mı?
Son söz, sesini yükseltenin karşısına polisi dikmeyi, onları hemen derdest edip hapislere atmayı çok da doğru bulmuyorum. Bana göre doğru olan; dinleyip anlamak ve sorunlara çözüm odaklı yaklaşmaktır.
Sonuçta o çocuklar bu milletin çocukları ve ülkemizin gelecekleri, öyle değil mi?
Hapislerde ne işleri varsa?..