Bence geç bile kalmış bir fiyat ayarlaması. Biz bu kentte 200 gram ekmeğe 10 lira verirken 100 gram simite de aynı parayı vermemiz pek adil durmuyordu zaten. Simit hem işçilik olarak daha fazla emek gerektiriyor, hem de maliyet olarak daha masraflı bir üründü. Şimdi 110 gram simite 15 lira tarife bence abartılı bir rakam değil. Özellikle de sigara paketinin 70 liraları aştığı şu günlerde simite laf etmeyi doğru bulmuyorum.
Yalnız, ekmek konusunda söyleyeceğim çok şey var. Belki de dünyada en fazla ekmek tüketen ülkeyiz. Ekmek bizim için çok değerlidir. Öyle ki, sahip olduğumuz nimetlerin içinde çok özel bir yere sahiptir. Yere bir parça ekmek düşürsek hemen öpüp başımıza koyarız.
Ne yazık ki anlaşılmaz bir mantıkla ekmeğimizin de tadını kaçırdılar. Ekmek gramaj olarak küçüldükçe lezzetinden ve kalitesinden kaybetti. Sonunda dişi olmayanların yemekte bile güçlük çektiği bir kabuktan ibaret hale geldi.
Sevgili okuyucu, bizler küçükken halkın önemli bir bölümü ekmeğini kendi yapar, mahalle fırınlarında pişirtirdi. Ama Pazar ekmeği dediğimiz fırınlarda satılan ekmeğin tadı bir başka olurdu. Katıksız bile büyük bir zevkle yerdik. Öyle ki, biz çocuklar ev için bakkaldan ya da fırından ekmek aldığımızda uçlarından yolda bile yemeye başlardık.
***
Almanya’da yaşadığım zamanlarda bir süre bir fırıncının evinde kiracı oldum. Evimin altında da onun satış yaptığı mekanı vardı. Ekmekler değişik un cinslerine göre değişik lezzetlerde olurdu ama değişmeyen gramlarıydı. 500, gram, 1000 gram ve 1500 gram olmak üzere üç boy ekmek çıkardı. Yani yarım kilodan küçük ekmek üretilmiyordu. Bu nedenle de lezzetli oluyordu.
Son söz; un, maya ve emek bir araya gelip ekmeği üretiyorsa bunun lezzetli olması ve insanlar tarafından severek tüketilmesi esas olmalıdır. Bence ekmeğin de gramajı ve fiyatı yeniden ayarlanmalıdır. 300 gram ekmek 15 lira adil bir fiyat olur ve en azından ekmeğimizi daha ağız tadıyla yiyebiliriz.