Söke’nin sorunlarını yazarken Organize Sanayi Bölgesinden de söz etmezsek olmaz diye düşünüyorum. Daha önce de ifade etmiştim; bana göre yeryüzünde sıfır kirlilik meydana getiren bir sanayi kuruluşu olduğunu düşünmüyorum. Bu türlü tesislerin illa ki, havaya, suya ya da toprağa bir zararları olur. Bu zararlar kabul edilebilir bir düzeyde olabileceği gibi, telafisi güç sonuçlara sebep olan boyutlarda da karşımıza çıkabilir. Bu bakımdan OSB’de yer alan bütün firmaların üretim aşamasında az ya da çok bir zararı vardır. Bazen bu zararlar hemen aklımıza geldiği gibi beden sağlığımızı tehdit edecek boyutlarda olabileceği gibi, bazen de yaşam kalitemizi zedeleyen, ruh sağlığımızı olumsuz etkileyecek kirlilikler olabilir.nnnÖrnek olarak da balık yemi fabrikasından yayılan çirkin kokulardan söz edeceğim. Belki de bu kokunun kaynağı havayı zehirleyen kimyasallar içermiyor. Ama o iğrenç koku nedeniyle nefes almakta zorlanıp kapı ve pencerelerimizi açamıyorsak burada da bir sorun var demektir. Evlerimizin pencerelerini bile açıp havalandıramıyorsak kaliteli bir yaşamdan söz edebilir miyiz?n***nSöke’de çevreyi tehdit eden sanayi tesislerini konuşurken elbette ki sadece OSB’den söz etmek yetmez. Önceki paylaşımlarımızda Çimento Fabrikasından söz etmiştim. Aynı şekilde SÖKTAŞ iplik fabrikasından da söz etmek gerektiğine inanıyorum. Nedense bu fabrikanın sanki dokunulmazlığı varmış gibi davranılıyor. Aynen OSB’de olduğu gibi; ağzımızı açacak olsak, hemen sağladığı istihdamdan söz ediliyor. Söke’nin marka ürünü olan pamuğu işleyerek değer kattığı iddia ediliyor. Yani bırakın çevreyi kirlettikleri için sitem etmeyi, neredeyse yatıp kalkıp kendilerine dua etmemiz bile istenecek.nYani SÖKTAŞ’a her şey serbes.nBir zamanlar kullandıkları kimyasalların arıtmadan sonraki artıklarını güya imha etmek için toprağa gömdüklerini bile görmüştüm.nDaha sonra aynı uygulamanın kot fabrikasında da yapıldığına tanık olmuştum. Bunlar için bir şey söylenemiyor. Yani öz evlat, üvey evlat halleri.nAslında söylemek gerekir. Hiç kimsenin hiçbir bahaneyle havamızı, suyumuzu ve de toprağımızı kirletmeye hakları yoktur. Onlar para kazanacak diye bizler sağlığımızın tehdit edilmesine izin vermemeliyiz.nSöke’nin sorunlarını yazmaya devam edeceğim.