Eskilerin meşhur bir deyişi vardır; böyle durumlar için “kasap et derdinde, koyun can derdinde” derler. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun son zamanlardaki yaptıkları ve de yapmadıkları bu söze o kadar uyuyor ki… BŞB Başkanı çok zaman seçmenlerin oyları ile seçilmiş bir siyaset insanı olduğunu unutup kendini partisinin üzerinde görüyor. Kazanılan seçimleri CHP’nin değil de kendisinin kazandığına inanıyor. Böyle olunca da ortada siyasi birliktelik, ortak düşünce ve hareket anlayışı diye bir durum kalmıyor.
Bakınız, CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kuşadası Belediye Başkanının daveti üzerine bazı açılışlar yapmak üzere bu ilçeye geldi. BŞB Başkanı bunu adeta bir kişisel mesele haline getirdi. Kendisine değil de Ömer Beye yapılan bu ziyaret efenin efeliğine bir darbe gibi algıladı. Çünkü önümüzdeki yerel seçimlerde CHP’nin Aydın BŞB adaylığı için en büyük adayın Ömer Günel olduğu söyleniyor. Efe böyle bir durumu içine sindirebilir mi?.. Genel Başkanının bu ziyaretini BŞB’nin bütün imkanlarını kullanarak duyuracağına, mümkün olduğunca geniş bir katılımın sağlanması için çaba göstereceğine bilboardların ücreti karşılığında bile kullanılmasına izin vermemiş. Yani bizim efe sinirlendiğinde gözü bir şey görmüyor. Ne parti, ne de genel başkan. Devamlı olarak dünya kendi etrafında dönsün istiyor.


Sevgili okuyucu, Başkan Çerçioğlu’nun bu nalıncı keseri misali, her şeyi kendine yontması elbette sadece onun kusuru değil. Yakın çevresi kendisini böyle alıştırdı. Sürekli olarak “her şeyin iyisini ve doğrusunu efemiz bilir” anlayışı ile yaklaşan kızanları ona böyle bir özgüven verdiler. Efe kendisine saygıda kusur etmeyenlere şartlar elverdiği sürece çok iyi davranıp onları yüceltmekten geri durmadı. Bu nedenle de bazı isimler için sürekli olarak “Çerçioğlu’nun Prensleri” yakıştırması yapılıp konuşulur olmuştu. O kişilere her türlü yetkiyi vermekten de geri durmadı. Ama başarısı ve karizması kendisini aşıyorsa, ya da genel Merkez karşısında sempatisi ve karizması efemizi aşmaya başladıysa o prensi dışlamakta da tereddüt etmiyordu. Aynen milletvekili Evrim Karakoz örneğinde olduğu gibi…
Yine, eğer bu prenslerden biri Efe’nin gelecekte bazı çıkar beklentileri olan başka bir partiliyle bir yarış içine girdiyse, Topuklu Efe onu da silip atmakta tereddüt etmiyordu. Buna örnek vermeme gerek yok sanırım. Çünkü hemen herkesin aklına Söke Belediyesi ve bu isim gelmiştir.


Son söz; bence Sayın Çerçioğlu’nun Efelikteki görev süresi doldu. Galiba kendisi de bunun farkında ama bu görevi bırakmak istemiyor. Yanında kendisi için elini taşın altına koymaktan çekinmeyen, siyasetin içinde pişip bütün deneyimlerini BŞB Başkanının hizmetine sunacak prensleri de yok. Bence yapacak tek bir hamlesi kaldı. Yapar ya da yapmaz… “Yoruldum” deyip bırakabilir. Her türlü davranışında bir efsane sona eriyor. Topuklu Efenin topuğu sallanıyor. Kırılmak üzere…