Ömrüm boyunca şu ekonomi meselelerine akıl erdiremedim. Aile bütçemi bile denkleştirmekte güçlük çekerim. Ama bu halimle bile, yani ekonomiden hiç anlamadığım halde işlerin yolunda gitmediğinin farkındayım.
Ekonomiden anlamam ama bize bu işin bir mantık ve matematik işi olduğunu söylemişlerdi. Belki yapılan uygulamalar matematiğe uygun ama mantığa uygun olmayınca bir türlü sonuç alınamıyor.
Yöneticilerimiz konuşurken ağızlarından bal damlıyor. Kişi başına düşen milli gelirimiz şu kadar artmış da, dünyanın en büyük ve güçlü ekonomileri sıralamasında en üstlerde yer alıyormuşuz falan… O zaman sormak lazım; madem ki gelirimiz arttı, bu paralar nerede?..
Emekli isyan ediyor. Asgari ücretli zaten koma hallerinde, konuşmaya bile mecali yok.
Eskiden okullarımızda bize öğretirlerdi; dünyanın en güzel coğrafyasında, bereketli topraklara sahip bir ülkeydik. Öyle ki, dünyada tarım ürünleri bakımından kendi kendine yeten birkaç ülkeden biri olarak gösteriliyorduk.
Sanki bereketimiz kaçtı gibi…
El attığımız yer kuruyor. Tarımda eski zenginliğimizi kaybettik. Artık üretemiyoruz. Başta buğday olmak üzere ihtiyacımız olan bütün tarım ürünlerini başka ülkelerden satın alıyoruz. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada paylaşıldı; Sökeli çiftçi bir kilo pamuğu üretebilmek için 28 lira harcarken devlet de aynı rakamı, yani kilo da 28 lira teklif ediyormuş. Yani emeğe biçilen değer sıfır olduğu gibi, çiftçinin bir yıllık iaşesi de düşünülmüyor. Sonuçta; çiftçi üretimden çekiliyor.
Hayvancı zaten çoktan havlu attı. Adamlar yem parasını bile çıkaramaz hallerdeyken şimdi de şap hastalığıyla elleri kolları bağlandı. Bu nasıl bir kadersizlikse…
Sevgili okuyucu, böyle enflasyon düşmez. Yok efendim, asgari ücret artarsa enflasyon da artarmış da, gibi laflar bana inandırıcı gelmiyor. Enflasyonu düşürmenin tek yolu üretimi arttırmaktır. Yöneticilerimiz üretimi arttırmak yerine ithalatı arttırmayı tercih ettikleri için de iki yakamız bir araya gelmiyor. İthalata ayrılan kaynaklar üreticimize ayrılsa enflasyon da düşer, bolluk da yaşanır.
Bu konuda söyleyecek çok sözüm var.