Bakınız, sürekli olarak belediye başkan adayları konuşuluyor. Ben de mevcut belediye başkanı için defalarca düşüncelerimi beyan ettim. İberya Arıkan’ın Söke Belediye Başkanı seçilmemesi gerektiğini ifade ettim. Bir sürü eksik ve yanlışının dışında Söke’yi ve Söke’nin önceliklerini bilmediğinden ve adeta karanlıkta el yordamıyla hareket ettiğinden söz ettim.nnnSevgili okuyucu, hep başkanlardan söz ediyoruz da, meclis üyelerini görmezden geliyoruz. Aslında Belediye Meclis Üyeleri de başkan kadar önemli olmalıdır. Şimdiye kadar bu önemi hissedemediysek görev yapan meclis üyelerini sorgulamalı ve de bu seçimde partilerin meclis aday listelerini incelemeliyiz.nMeclis üyeleri kentin sorunlarını tespit edip öneriler geliştirmede etkin bir görev yüklenmelidirler. Aslında mecliste oluşturulan komisyonlar da bunun içindir. Bir yazımda mutlaka aday listeleri hakkında da düşünce beyan edeceğim. Başkan adaylarıyla ilgili konuşacak o kadar şey oluyor ki, meclis üyelerine sıra gelmiyor.n*nBurada bir çift söz de CHP Genel Merkezi için edeceğim. Öncelikle şunu ifade etmem gerekir ki, seçimlere böyle kısa bir süre kala Kurultay yapılması ve Genel Başkan değiştirilmesi siyaseten doğru bir davranış değildi. Üstelik öne sürülen sebep de hiç inandırıcı olmadı. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu seçim kazanamıyormuş. Onunla girilen her seçim kaybedilmiş.nSevgili okuyucu, merhum Bülent Ecevit bu partinin efsane genel başkanlarındandı. Özellikle Kıbrıs Barış Harekatı sonrası halkımız ona “Karaoğlan” lakabını takmıştı. Dağlara taşlara ismi yazıldı. Adeta güvercinlerin kanadında bile Ecevit ismi görüyorduk. Ama o bile seçim kazanıp tek başına iktidara gelemedi. Çok partili demokratik yaşama geçildiği günden bu yana CHP böyle bir seçim zaferi kazanamadı ki Kemal Bey başarısız sayılıyor. Bence büyük bir haksızlık yapıldı. Yerine seçilenler ise hem acemiler, hem de verdikleri sözleri unutuverdiler.nHani önseçim?nHani temayül belirlemesi?nHani örgütün iradesi?..nBelirledikleri adayları da görüyoruz. İşte Hatay, işte İzmir, işte Söke…nSökelileri fazla küçümsediklerini düşünüyorum. Yani “biz kimi aday çıkarsak mecbur oy verecekler” gibi bir anlayış mı var diye düşünmeden edemiyorum. Halbuki demokrasi bir dayatma rejimi değil, insanlara tercihlerinde özgürlük sağlayan bir rejimdir.nDoğrusu 31 Mart seçimleri için bir sonuç tahminim var elbette, ama yine de sandıktan çıkacak sonucu çok merak ediyorum.nSon söz; 2019 yerel seçimlerinde başta İstanbul olmak üzere pek çok büyükşehir belediye başkanlığı kazanılırken CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu değil miydi? Yani kazanılan seçimleri adaylar kazanıyor, kaybedilen seçimleri ise Kemal Bey kaybediyor…nBu durumun Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan bir haksızlık olduğunu düşünüyorum.