Ben her sene bu vakitlerde Noel Baba hakkında bir şeyler yazarım. Yazdıklarım da hep Noel Baba’nın ahlakı üzerine olur. Ne yapayım, içime kuşku düştü bir kere.
Ben bu Noel isimli papazın ahlakından emin değilim. Doğrusu bu konuyu daha önceleri hiç düşünmemiştim. Hatta on yıl Almanya’da yaşadım da, oralarda bile aklıma gelmemişti. Birkaç yıl önce bir müftü efendi gözümü açtı diyebilirim. Sanırım adı Müftü Süleyman Efendi olacaktı. Yanlış hatırlıyorsam hakkını helal etsin. O mübarek gözlerimi açtı diyebilirim. Kuran’da “evlere kapıdan girin” şeklinde buyurulduğunu hatırlatan Müftü Efendi Noel’in böyle bacalardan girme çabalarını doğru bulmamış.
Sevgili okuyucu, bu düşünceyi haksız bulmak mümkün mü?..
Madem ki elinin hediyesiyle çocukları sevindirmek istiyorsun, çatılarda ne işin var? Çal kapıyı, o meşhur “ho ho ho” şeklindeki gülüşünle hediyeni ver ve diğer eve geç. Bunca yaşın adamısın, Mart kedileri gibi çatılarda, bacalarda ne işin var? Allah muhafaza, karda kışta ayağın kayıp da düşsen, bir yerlerini sakatlasan milletin başına dert…
Hem kış günü o şömineler de mutlaka yakılacaktır. Şimdiki gibi doğalgaz, kalorifer, klima falan da yok ki. Isınmak için illaki ateş yakılacak. Haydi bir yerlerin tutuşursa ne olacak?..
Nereden baksanız bu işin bir mantığı yok. Ben bu Noel’den şüphelendim. Bu iş hediye verip çocuk sevindirmenin çok ötesinde başka niyetleri gizliyor gibi. Dürüst ve ahlaklı bir din adamı başkalarının evine çatıdan, bacadan girmez. Yeni yıl hediyesini de kurumların, islerin içinden vermez. Ölmüş adamın arkasından konuşmak doğru değil ama, burada Noel’in ahlakını sorgulamadan edemeyeceğim.
Kimse kusura bakmasın da, ben böyle düşünüyorum.
