Bir zamanlar bir ülkenin hükümdarı tebdil olup halkın arasında gezmek istemiş. Böylece ülkesindeki vatandaşlarının istek ve şikayetlerini yerinde görüp kendi ağızlarından dinlemeyi umuyormuş. İş umduğu gibi de olmuş. Hükümdar kıyafet değiştirmiş ve de maiyeti yanında olmadan dolaşıp küçük bir yerleşkeye ulaştığında bir köylünün ellerini açıp dua ettiğini görmüş. İster istemez de köylünün duasını dinlemiş:
“Allahım, şu elimdeki asayı havaya atayım, yere düşene kadar beni hükümdar yap. Büyük Allahım, sadece havaya attığım asa yere düşene kadar hükümdar olmak istiyorum, bu duamı kabul et…”
Bu dua hükümdarı meraklandırmış. Öyle ya, havaya atılan asanın yere düşmesi birkaç saniyelik bir iş. O kadar kısa sürede bu kişi nasıl bir çıkar sağlayacaktır ki, böyle içten dua etmektedir. Merakı baskın gelir ve kişiye yaklaşır.
“Bre köylü, o kısa zamanda ne yapacaksın ki, böyle içten dua edersin?“
Köylü ısrarcıdır.
“Sadece havaya attığım asa yere düşene kadar…”
Padişah da dayanamaz ve izni verir.
“Ben padişahım. İşte sana söz veriyorum. At asanı havaya, yere düşene kadar ne dilersen olacak…”
Köylü sevinç içinde asasını havaya atmış ve dileğini söylemiş.
“Göktepe ile Boztepe arasındaki yaylalar hayvanlara vakıf olsun.”
Padişah şaşkın:
“Bre bu mudur?”
“Budur padişahım. “
“Ne diye altın gümüş istemezsin de böyle şeyler istersin?”
Adam sıkılarak cevap verir.
“Padişahım, ben bu köyün çobanıyım. Hayvanları otlatacak mera bulamıyorum. Komşuların arazilerine girip zarar yaptıklarında benim hakkımdan kesiliyor. Zaten karnımı zor doyuruyorum… Eğer o meralar vakıf olursa serbestçe sürümü götürüp otlatma yaptırabileceğim.”
Mesele ne kadar basit değil mi? Bazıları için pek de kıymeti olmayan şeyler bazıları için de hayati öneme sahip olabiliyor.
Bizim yaylalarımız için de bir şeyler söylemek gerekirse, galiba biz bu hikayedeki çobanın hakkına giriyoruz. Geçmişte hayvanların otlatıldığı meralarda şimdi ya maden şirketleri katliam gibi kazılar yapıp o alanları yok ediyor, ya da betonlaştırılıyor.
Son söz; galiba hepimizin de asayı havaya atıp dilek dileyeceğimiz o birkaç saniyeye ihtiyacımız var.
Kurban bayramınız kutlu olsun.

























