DEVLETİN GÖREVLİSİ BAĞIŞ KABUL ETMEZ

Biz ne ara böyle olduk? Adeta bütün değerleri bir tarafa bırakıp tek değer olarak parayı öne çıkarmışız. Doğrusu sosyal medyada haberi görünce içim sıkıldı. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet hastanesinde Gassal olarak görev yapan kişi cenaze yakınlarından bağış kisvesi altında rüşvet alırken suçüstü yakalanıp tutuklanmış.
Sevgili okuyucu, Müslümanlara ait cenazeler defnedilmeden önce yıkanıp kefenlenir. Bu dini ritüel hem kadın hem de erkek cenazeler için mutlaka yapılır. Cenaze yıkayan kişilere de “gassal” denir. İşte, hastanemizde devletimizin görevlendirdiği ve sırf bu hizmet için devletten maaş alan kişi ayrıca cenaze yakınlarından da para talep ettiği için tutuklanmış.
Kim olursa olsun, herkes yaptığı bir işin, verdiği emeğin karşılığını isteme ve alma hakkına sahiptir. Bir gassal da verdiği hizmetin karşılığını almalıdır. Ancak; artık bu iş bir devlet görevi haline getirildiyse ve bunun için de görevli kişi devletten maaş alıyorsa ayrıca bir para talep etmesi doğru olmaz. Yani bu meseleye “alan memnun, veren memnun” diyemeyiz. Cenaze yakınları acılarının üstünde belki üçe beşe bakmaz, istenileni verirler. Ama bir din adamı bu türlü istismarlara kalkmamalıdır.
Sanırım gözaltına alınan gassal bir din adamı ve devletin kadrolu personeli. Devlet memurları da devletin takdir ettiği maaş dışında bir gelir kabul edemezler. Kabul edilirse yasalara göre suç olacağı gibi, bir din görevlisine de yakışmaz diye düşünüyorum.


Madem laf cenazeden ve de bu meselenin kazanç kapısı haline getirilmesinden açıldı, o zaman başka konuları da gündeme getirmek gerekir.
Sevgili okuyucu, Cenazeler bazı kişiler için kazanç kapısı gibi görülüyor. Bir insanın hayatını kaybetmesi o kişinin yakınları için telafisi olmayan bir kayıp ve üzüntü kaynağı olsa da ne yazık ki bunu kendileri için çıkar kapısı yapanlar var.
Bakınız, eğer bir sala okumak için ücret talep ediliyor ya da talep edilmese bile bağış olarak alınıyorsa o zaman o gassalın cenaze yıkamak için de para almasını normal karşılamak gerekir. Çünkü cenazeyi yıkayan devletten maaş alıyorsa salayı okuyan, defin işlemini yapan din adamı da devletten maaş alıyor. Birine yasaksa diğerine de yasak olmalıdır.
Son söz; Diyanet İşeri diye bir kurum var. Yine Diyanete bağlı müftülükler görev yapıyor. Yani buraları denetleyecek olan kurum bana göre il ve ilçe müftülükleridir. Yani bu para alıp hizmet verme işlerini müftülüklerin takip etmesi gerekmez mi? Kendilerine bağlı olarak görev yapan din adamlarını denetlemek hiç mi akıllarına gelmiyor?