Yıllardır yazıyorum. Su hırsızlığından imar yolsuzluğuna kadar her türlü suçlamayı getirdim de, kimse ağzını açıp bir laf etmedi. Ardından olayı adliyeye intikal ettirdim. Mahkemeye gidip davacı olan da ben olduğum halde adım dava dosyasından silindi. Her seferinde havanda su dövdüm. Sonunda usanmam dememe rağmen usandım da, Golf tesislerinin yöneticileri usanmadılar. Oradan gelen istismar haberleri artarak devam ediyor. Şimdi de iki güzide basın kuruluşunun haberleri önüme geldi.
Burada imar yolsuzlukları, ruhsat sahtekarlıkları, izinsiz yapılaşmalar, zamanında bazı yerleri konut olarak satmalarına rağmen haksız ve izinsiz olarak o bölgeleri turizm ve ticaret alanı içinde bırakmalar…
Yani hilenin bin türlüsü…
*
Bana göre o gazete haberlerinde yanlış yok, belki eksikler var. 840 adet konuttan söz edilmiş ama daha fazla olması gerekir. Çünkü bendeki listede bile yaklaşık 1200 konut görünüyordu da, daha sonra pek çok izinsiz yapılaşma haberi yapıldı. Golf tesisleri bu konuda özel bir ustalığa sahip.
Ben en iyisi, bazı şeyleri başından başlayarak anlatmaya başlayayım.
Sanırım 2010 yılı falandı. Belki 1-2 yıl yanılabilirim. Golf tesislerine olan ilgim bir telefonla başladı. O vakitler Söke Belediye Meclis Üyelerinden bir hanımefendi arayarak yarın yapılacak meclis toplantısında ilginç şeyler konuşulacağını, golf tesislerinin imar artış talebinin görüşüleceğini söyledi.
Pek de ilgimi çekmedi ama yapacak başka da işim olmadığı için gittim. Toplantıda o hanımefendinin söylediği ilginç konuşmalar yapılamadı. Çünkü toplantıyı açan devrin belediye başkanı o zamanki adı Artew Global olan bu tesis yöneticilerinin dilekçelerini geri çektiklerini, imar artışından vazgeçtiklerini söyleyerek konuyu gündemden çıkardı.
Ben o zamanlar bu tesislerin kullandığı su meselesine takılmıştım. Suları kaçak artezyenlerden ve de yine kaçak olarak Söke şebeke suyundan alıyorlardı ve inanılmaz bir su vurgunu vardı. Aylarca yazdım. Tesis yöneticileriyle röportajlar yaptım. Hatta Kaymakamlık Makamına dilekçe ile şikayet bile ettim.
*
2014 yılı yerel seçimlerinde belediye başkanı değişti. Yeni seçilen başkan beni de yakın çalışma arkadaşları arasına almıştı. O zaman şebeke suyunu izinsiz kullanma meselesini araştırırken başka bir konu dikkatimi çekti. Yıllar önce bize bu tesislerde yaklaşık 600 kadar konut olduğu söylenmişti. Ancak, belediyenin listesinde 1200 civarında bir konut olduğu kayıtlıydı. Aklıma hemen yıllar önceki o meclis toplantısı geldi. Başkan orada tesislerin imar artışından vazgeçtiğini söylemiş ve konuyu gündemden çıkarmıştı. Ama uygulamada izinli ya da izinsiz, bu artış yapılmış gibi görünüyordu.
Bu konuyu defalarca dile getirdim de dinleyen olmadı.
İşte şimdi bu konular tekrar gündeme taşınmış. Umarım kulak veren ve dikkate alan olur. Çünkü adeta köpeksiz köyde çomaksız gezme halleri oluyor. Artık yetkili birileri bu tesis yöneticilerine Söke’nin sahipsiz olmadığını göstermeli.

























