ALLAH YÜZÜMÜZE BAKTI

Bundan birkaç hafta önce Söke çiftçisi ne kadar mutsuz ve umutsuzdu. Kuraklık ve barajlardaki su seviyesinin düşüklüğü nedeniyle ovanın yarısına su verilemeyeceği açıklanmıştı.
Pamuk ziraatı için su olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. Aslında hem ülkemiz, hem de pamuğun başkenti diye adlandırılan Söke için pamuğun önemi bilinmesine rağmen yıllardır su sorununa bir çare bulunamaması bir yönetim zafiyetidir. Gerek meslek örgütlerinin başkan ve yöneticileri, gerekse ilimizdeki devletin görevlileri bu sorunun çözümü için gereğini yapamamışlar.
Bakınız, işlerin kötü gittiği durumlarda hemen işi kaderin üstüne atmak kolaycılıktır. Bazı yıllarda yağmurlar yeterli olmayabilir. Ama yağmur yağdığı zaman pamuk üretip yağmadığı zaman suyu verememek bana göre başarılı bir yöneticilik örneği değildir.
İlimizde görev yapan mülki amirler bu sorunu takip edip merkezi idareye çözüm önerilerini rapor etmelidirler. Devletin ilgili kuruluşları da konuyla ilgili projeler üretmelidirler. Zaten bunu yapamıyorlarsa onlara ne gerek vardır ki?..
Sadece var olanla ilgili programlar yapan bir Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğüne ihtiyacımız yok. Var olanı herkes paylaştırır. “Sana şu kadar, sana hiç yok” demekten daha kolay ne olabilir ki?..
Bunu yaptığınız anda kaç tane aileyi ekmeğinden yoksun bırakacağınızı da düşünmeniz gerekir.
Söke Ovasının yarısına su vermemek o arazileri işleyen çiftçilerimizin umutlarını da gelecek planlarını da bugünlerini de ortadan kaldırmak demektir.
***
İnşası devam eden barajların bir an önce bitirilmesinin önemi mutlaka Ankara’ya anlatılmalıdır. Ayrıca sürekli dile getirilen yeni baraj ve göletler de hemen programa alınıp inşasına başlanmalıdır. Elbette ki yağışlar Allah’tan ama bu işleri planlayıp uygulamak da kulların işi. Bizim KİT Komisyonu Başkanı milletvekilimiz de var değil mi?…
Bir sözüm de bazı tarla sahiplerine olacak. Ovamızda yer alan azmaklar doğal göletler gibidir. Özellikle yağışların kıt olduğu dönemlerde bu göletlerden sulama yapabilmek bir çaredir. Ancak, duyduğuma göre bazı tarla sahiplerinin bu göletleri doldurarak tarlalarına kattıkları ve bu yolla bir miktar daha toprak kazandıkları şeklinde. Eğer bu gerçekse tespit edilenler mutlaka cezalandırılmalıdır. Eğer mümkünse de o azmaklar eski haline getirilmelidir.
Son söz; bu sene Allah yüzümüze baktı. Nisan yağmurları sanırım sorunu büyük ölçüde çözecek. Ancak; kullar da bir şeyler yapmalı. Her sene bu endişeleri yaşamamak gerekir.