KARA TREN GELMEZ M’ OLA?-2

Dünkü yazımda Söke’yi dünyaya bağlayan demiryolumuzdan ve de eski tarifeli tren seferlerimizden söz etmiştim. Bugün de bu sohbetimize devam edeceğim.


Sabahleyin hareket eden 5.40 treni mevsiminde sevk ettiği asker ve pamuk işçilerinin dışında okulların açık olduğu zamanlarda her gün Aydın Lisesine öğrenci taşırdı. O zamanlar Söke’de lise yoktu. Lise eğitimi almak isteyen gençler eğer varlıklı ailelerden geliyorlarsa Aydın’da ev tutulur ve orada yaşayarak Aydın Lisesi’ne giderlerdi. Dar gelirli aileler ise çocuklarını her gün trenle okula gönderirdi.
Öğrenciler gün doğmadan kalkıp trene yetişirler, akşam da Nazilli’den dönen aynı trenle 20.30 gibi Söke’de olurlardı. Derslerine hep trende çalışır, ödevlerini de yolculuk sırasında yaparlardı. Söke treninin sağladığı ulaşım imkanıyla ilçemizden pek çok eczacı, doktor, mühendis gibi meslek erbabı insanlar yetişmiştir.
Diğer ara seferler yapan trenimiz de Söke’yi adeta dünyaya bağlardı. O zamanlar, Söke pamuğun başkenti iken Söke Pamuk Kooperatifi de TARİŞ Pamuk Birliğinin yıldızıydı. Pamuğumuz başta olmak üzere ilçemizin belli başlı ihraç ürünleri bu trenler sayesinde İzmir’e ve oradan da dünyaya ulaşırdı.
Aydın, Denizli istikametinden gelip İzmir’e gitmekte olan yolcu ve yük trenlerinin yükleri ağır olduğunda Çamlık yoluşunu çıkmakta güçlük çekerler, o zaman da Çamlık tren istasyonuna kadar Söke treni onları arkalarından iterek yardım ederdi.
Kara trenler hizmetlerini tamamlayıp emekliye ayrıldılar. Bazı eski lokomotifler şu anda Çamlık istasyonu yanında sergileniyorlar.
Motorlu ve elektrikli trenler devri başladığında İzmir’e de günlük olarak dizel lokomotiflerin çektiği düzenli tren seferleri gerçekleştirilmeye başlanmıştı. Sonra bütün bu seferler kaldırıldı. Yol bakım çalışmaları yapılacağı ifade edildi. Saygı duyup sabırla bekledik de, çalışmalar bitince eski seferler konmadı. Sanırım eski Nazilli Treni güzergahını Denizli’ye kadar uzatarak devam ediyor da, o İzmir’e bağlantı trenleri kalkmış.
*
Sevgili okuyucu, aslında bu nostalji yazılarını yazmama sebep olan, sosyal medyada gördüğüm bir paylaşım oldu. İlçemizden yapılan tren seferleri için fiyat listelerini görünce gözlerime inanamadım.
Bakınız, Söke ile Ortaklar arası bilet fiyatı 45 lira olmuş. Yani kara taşımacılığından daha pahalı. Söke’den Denizli’ye 180 kilometrelik bir yola 55 lira ödeyecek olan bir yolcu 20 kilometrelik Ortaklar için 45 lira ödeyecek. Bunun adaleti ve de mantığı var mıdır.
Otobüs fiyatları Söke-İzmir arası 270 lira olmuş. Bu fiyata bakınca Söke’den aktarmalı olarak İzmir’e tren yolculuğu daha kazançlı görünüyor ama ölçü bu olmamalı değil mi? Bir ürünün fiyatını belirlerken kendi içinde ölçülü olmasına bakılmaz mı? 20 kilometre ile 180 kilometre karşılaştırıldığında fiyatlar böyle mi belirlenmelidir?
Son söz; öncelikle İzmir’e tren seferleri düzenli olarak konmalıdır. Bu seferlerin iptali için bazı siyasetçilerin devreye girdiği iddia ediliyor ki, hedefleri olan bir siyasetçi bu işler girmemeli. Bu beyefendi son seçimlerde Aydın’da aldığı oy miktarına bakıp davranışlarına yön versin. Amaç bir guruba değil, geniş kitlelere hizmet edebilmektir. Fiyatlara da adalet getirilsin.
Yazıyı bitirirken türkünün tamamını da paylaşmak istedim.

Kara Tren Gelmez M’ ola,
Düdüğünü Çalmaz M’ ola.
Gurbet Ele Yar Yolladım,
Mektubunu Salmaz M’ ola

Allı Gelin Al Olaydın,
Selvilere Dal Olaydın.
Gelen Geçen Yolculardan
Nazlı Yar Beni Soraydın.

Aldım Çantamı Elime,
Düştüm Gurbetin Yoluna.
Böyle Bilseydim Sevmezdim,
Düştüm El Âlem Diline.

Allı Gelin Al Olaydın,
Selvilere Dal Olaydın.
Gelen Geçen Yolculardan,
Nazlı Yar Beni Soraydın.