Milli bayramlar benim için çok özel günlerdir. Cumhuriyet Bayramını ise hepsinden farklı ve anlamlı bulurum. Bir ulusu kulluktan birey olmaya terfi ettiren, insan onuruna en uygun yönetim biçimidir Cumhuriyet.
Zaman zaman bu köşede eski günleri özlemle anıyorum. Belki de sabırlarınızı bile zorlayarak o günleri tekrar tekrar yazıyorum.


Sevgili okuyucu, geçmişte bu bayramlar büyük bir coşkuyla ve bütün halkımızın katılımıyla kutlanırdı. Sadece kent merkezlerimizde değil, en yakınından en uzaktakine kadar bütün köylerimizde bayram sevinci ve coşkusu yaşanır, davullar ve zurnalar sabahlara kadar çalardı. Bayram kutlamaları günümüzde olduğu gibi yasak savma kabilinden sadece protokol ile okullarımız tarafından kutlanmazdı. Bu bayram bütün ulusun bayramıydı ve bayram coşkusunu genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle herkes aynı şekilde hissederdi.
Söke’de halk Belediye Meydanının önündeki meydanın çevresinde yerini alırdı. Okullarımız meydanın ortasında toplanır, şiirler ve günün anlamını ifade eden konuşmalardan sonra muhteşem bir resmi geçit başlardı. Bu geçit töreninde Söke’de bulunan bütün meslek odaları ve kuruluşlar yer alırdı. O günün teknolojisi olan traktör römorkları alkışlar arasında ardı ardına meydandan geçerlerdi. Kimisinde demirciler demir döverler, kimisinde terziler dikiş diker ve kimisinde de berberler tıraş ederek geçerdi.
O bayramlarda TARİŞ’in de yer alarak özellikle öğrencilere ve halka TARİN margarin sürülmüş sandviçler dağıttığını hatırlıyorum.
O törenlere katılmak biz öğrenciler için büyük bir onurdu. Hasta bile olsak, ailemizin muhalefetine rağmen törenlere katılır ve o havayı içimize sindirmenin mutluluğunu yaşardık. Ailelerimiz de bizim duyduğumuz heyecanı hisseder, törenlerde bizi izlemekten ayrı bir gurur duyarlardı.


Sevgili okuyucu, artık o eski bayramları göremiyorum. Cumhuriyet Meydanında çelenk töreni yapılıyor, bence o çelenklerin büyük bir çoğunluğunun oraya konması bile yanlış. Yer yer küflenmiş paslı tenekelerin çelenk olarak konulmasının ve bazen günlerce orada kalmasının ne anlamı olabilir ki? Yürekten gelen sevgiyle konacak tek bir çiçek bile çok daha fazla anlam ifade eder.
Milli bayramlar ve özellikle de Cumhuriyet Bayramı milletimizi bir araya getiren, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, millet olma özelliklerimize güç katan, bayrak sevgisini, vatan sevgisini, geçmişle gururlanıp geleceğe birlikte bakabilme duygularını güçlendiren çok özel bir gündür. Bayramı ihmal edip yasak savma kabilinden kutlamaya başladıkça birlik ve beraberliğimize yönelen tehditler de artmaya başladı.


Son söz; açılışlar ve temel atma törenleri elbette ki çok önemli ve mutluluk verici olaylardır. Ancak; bunlar bize cumhuriyetimizin verdiği mutluluk ve gururu veremez. Özgür bireylerin yaşadığı özgür bir ülke olmaktan daha büyük bir gurur ve mutluluk olabilir mi?
Kutlamalar ve resepsiyon yüz yıllık bir coşkuyla gerçekleşmelidir. Dünya bu coşkuya bakıp cumhuriyete olan bağlılığımızı görmeli, bu coşku ve birliktelik dostlarımıza güven ve mutluluk, hasımlarımıza da korku ve umutsuzluk vermelidir.