Dünkü yazımda Kaymakamlık Makamına verdiğim dilekçemi ve sonuçlarını yazmıştım. DSİ’den durumla ilgilenen görevli ile yapmış olduğum konuşmayı da aktarmıştım. Söke’ye gelip benim iddialarımı incelemiş ve bir yazıyla Kaymakamlık Makamına sonucu bildirmişti. Ancak gönderdikleri cevap yazısı bulunamamıştı. Ricamız üzerine o yazıyı tekrardan faksla göndermişlerdi. Bu arada kaç lira ceza yazdıklarını sordum, kendilerinin ceza yazma yetkilerinin olmadığını söylediler. Onlar sadece tespitte bulunup ceza yazılmasını tavsiye ederlermiş. Cezayı kaymakamlık yazarmış. O yazının bir kopyasını kayıtlarına geçirmeleri için yazı işleri görevlilerine verip ayrıldım.
Neyse, gelen cevap yazısı çok ilginçti. Özetleyecek olursam;
–Yapılan incelemede artezyenlerin izinsiz açıldığı, buraların izinlerinin alınıp ruhsatlandırılması için gereğinin yapılması,
–İncelememize göre şebeke suyunun izinsiz olarak kullanıldığı,
–Ayrıca bilinmeyen yerlerden tankerlerle de su taşındığı tespit edilmiştir.
Sevgili okuyucu, akıl alır gibi değil. Bakınız, bunlar güya Dolar milyarderleri ve de bizim, fakir fukaranın para verip kullandığı, parasını ödemediği zaman idarenin acımadan kestiği suları kaçak olarak bedava kullanıyorlarmış. Bu durumu Söke Belediyesinin eski Su İşleri Müdürüne sordum. Bana bazı belgeler gösterdi. Golf tesisleri su aboneliği yaptırmışlar. Yaklaşık yirmi bin lira kadar da su parası ödeyip sonra aboneliği iptal etmişler. O zamanki belediye başkan yardımcımız Fahri Sivrioğlu Beyefendi ile birlikte iptal edilen su saatini aradık, bulamadık. Eski su işleri müdürüne sorduk. Bir bilgi veremedi.
Golfçülerin şebeke suyuna kaçak olarak bağlandıkları yeri de buldum. Size sözünü ettiğim Çay kenarındaki su deposunun karşısında, oradaki bir özel okulun hemen arkasında bir noktadan bağlantı sağlamışlar. Plan belli. Önce yasal olarak abonelik yaptırıp suyu bağlatıyorlar. İki ay sonra aboneliği iptal ediyorlar ama suyu kullanmaya devam ediyorlar.
Bu nasıl bir vicdan, anlamak mümkün değil. Bu iş tamamen kul hakkı değil midir? Bunu yapan da, yaptıran da vicdansız hırsızlar değil midir?
Söke Belediye Meclisi bir komisyon kurarak konuyu incelemek istedi. O komisyonda ben de ifade verdim. Bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlattıktan sonra DSİ’den gelen belgeyi de komisyona verdim. Su işleri BŞB uygulamasıyla Büyükşehir kuruluşu ASKİ’ye geçtiği için ilçe belediyesinin yetkisi yoktu. Onlar da yaptıkları araştırmanın dosyasını Aydın Büyükşehir Belediyesine gönderdiler.
Benim hesabıma göre o güne kadar kullandıkları suyun karşılığı olarak en az 20 milyon lira ödemeleri gerekiyordu. Bunun bir de gecikme zammı ve cezalarını düşünün. Ama bir kuruş bile ödediklerine inanmıyorum.
Bu konuya devam edeceğim.