Söke Belediyesi’ne ait bir iktisadi kuruluş olan LİMA AŞ’den söz etmek istiyorum.
Şu anda Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından güya üstüne otopark yapılan ve şimdiye kadar hiçbir aracın girip de orada park ettiğini görmediğim yerden, yani eskiden Zirai Donatım Kurumu depolarının da bulunduğu alandan söz ediyorum. Burası Söke Belediyesine verildikten sonra cadde tarafında bulunan bina düzenlenerek bir lokanta haline getirilmiş ve Sökeli bir işletmeciye kiralanmıştı.
Daha sonra bu işletmeci çıkarıldı ve burası Belediye Sosyal Tesisleri olarak işletilmeye başlandı. Kira vermiyordu. Elektrik ve su parası ödemiyordu. Devletten de bazı vergi avantajları vardı. Bütün bunlara rağmen mekan sürekli zarar ediyordu. Piyasaya olan borçlarını ödeyemez hale gelince de Belediye Meclisi kararıyla borçları ödeyecek para o tesislere aktarılıyordu. Tesislerin bir müdürü ve de bir müdür yardımcısı vardı ve onların maaşları da belediye bütçesinden ödeniyordu.
Belediye Başkanlığına Süleyman Toyran seçildiğinde buraya aktarılan para miktarı 400-500 bin liraları bulmuştu. Buna rağmen tesisin bütçesi o kadar zavallı bir durumdaydı ki, içkili bir mekanda içki bile yoktu. Müşteri içki istediğinde karşıki bakkaldan alınıp öyle servis ediliyordu.
Başkanımızın talimatıyla mekana gidip bir inceleme yapmıştım.
Şu anda tam rakamlar aklımda yok ama yaklaşık olarak ifade edeceğim. Bir yıl içinde kasaba ödenen et ürünleri parası yaklaşık bir milyon iki yüz bin liraydı. Buna karşılık yine bir yıl içinde et ürünlerinin, yani köfte, ciğer, etli meze ve diğer ürünlerin satışından elde edilen gelir de yaklaşık o kadardı. Yani aradaki fark belki de 15-20 bin lira kadardı. Bu yemeklerin hazırlanış ve sunumunda kullanılan kömür, domates, biber gibi ürünlere verilen paralar da hesaplanınca iş iyice büyüyordu.
Aşçıbaşı ile konuştum ve kendisine bir kilo kıymadan kaç porsiyon köfte çıktığını sordum. Altıbuçuk porsiyon cevabı aldım. Ne kadar fire olduğunu sorduğumda öfkelendi.
“Bizde fire olmaz Hocam. Ben satılacak kadar mal hazırlarım ve yaptıklarımın hepsi de satılır…”
Bu durumda o mekanın satışlardan söyledikleri miktarın en azından iki ya da üç katı fazla para kazanması gerekiyordu. Durumu bu şekilde başkanımıza arz ettim.
LİMA isimli şirket kurulup restoran bu şirkete devredildi ve zarar durdu. Müdür ve Müdür yardımcısı da belediyedeki asli görevlerine döndüler.
Şu anda durum nedir bilmiyorum. Mekan oradan taşınıp Latmos Çarşı’da faaliyet göstermeye başladı. Sanırım orada işlettikleri bir de tekel bayileri var. Artık belediyelerdeki taşeron personel de Lima üzerinden işe alındığına göre zarar söz konusu olmamalı ama bilinmez elbette.
Neyse, biz yine hayırlısı Allah’tan diyelim. Bir inceleyen çıkar elbette.

























