Son haftalarda Söke’de en fazla su durumu konuşulmaya başlandı. Özellikle de ovamızın yarısına bu ekim döneminde su verilmeyeceği haberleri hepimizi tedirgin etti. Ben çiftçi değilim. Zaten bir karış toprağım da yok. Buna rağmen bu haberler beni de etkiledi ve üzdü. Çünkü yaşadığım bu kentin ana üretimi, geçim ve refah kaynağı bu ovadır ve de ovada üretilen pamuktur. Yıllar yılı sadece Söke’ye ve Sökelilere değil, ülkemizin dört bir yanına da umut ve bereket olmuştur.
Ova ve pamuk konusunda iki gün süreyle bir şeyler yazdım ve paylaştım. Ama su konusunda birkaç şey daha söylemek istiyorum.
***
Sanırım 2010 yılı gibiydi. O aralar Söke’nin gündeminde iki su konusu konuşulur olmuştu. Bunlardan bir tanesi Söke’ye getirilmesi planlanan Boynak suyu idi. Öyle güzel anlatılıyor ve öyle güzel reklamı yapılıyordu ki, insanın hemen gidip su içesi geliyordu.
Anlatılanlara göre inanılmaz lezzette bir su idi. Bu su Söke’ye gelip de çeşmelerimize verildikten sonra artık hiç kimse damacana su satın almayacaktı. Hem lezzetli, hem de sağlıklı bir suydu. Söke Belediyesi bunun için İller Bankasından kaynağını da temin etmişti. En geç 2016-17 gibi evlerimizde olacaktı.
***
Hemen arkasından baraj haberiyle sevindik. Sarıçay ve Beşparmak adlarıyla iki baraj projesi hazırlanmış. Sarıçay Barajı Söke, Kuşadası ve Davutlar’a içme suyu sağlarken Beşparmak Barajı da Didim ve Akbük’ün su ihtiyacını karşılayacaktı.
Bu barajlar da aynı Boynak Suyu gibi 2017-2018 yıllarında tamam olacaktı. Hatta o zamanlar bir de yazı yazmıştım. Madem ki baraj suyu kullanacağız, Boynak için o kadar para harcamaya ne gerek var diye…
Geldiğimiz noktada Boynak suyunun ne kadarı Sökelilerin kullanımına verildi, bilmiyorum. Ancak; damacana su satışları bütün hızıyla sürüyor. Kışın 100 liradan satılıyordu, yazın Allah yardımcımız olsun. Barajlara gelince; Beşparmak Barajı’nın adı bile anılmaz oldu. Sarıçay Barajı’nın ise hala yapımına devam ediliyor. Bu arada kendinden söz ettirmek isteyen siyasetçiler arada bir bu baraj inşaatına gidip fotoğraf falan çektirerek gündemde olmak istiyorlar.
Son söz; Sarıçay’ın evlere içme suyu vermesi şurada dursun, ovaya bile su veremiyor. Daha bu baraj bitecek de, sonrasında Söke ve Kuşadası’na su verilebilmesi için ayrı bir yatırım gerekecek. Biz görmeyiz de, çocuklarımız görür mü, bilmem.
Bir de Kemer Barajımız var değil mi? Onun suyu da hidroelektrik santrali için kullanılacak diye duydum.