Kafası karışmayan var mı, bilmiyorum. Artık televizyon ekranlarına da bakmaya korkar oldum. Söylenenler, anlatılanlar öyle saçma ki…
İsimlerinin önlerinde fiyakalı unvanlar olan anlı şanlı hocalar bile sanki ağızlarından çıkanı kulakları duymuyor gibi konuşuyorlar.
Bakınız, bir sebepten mevcut iktidarı beğeniyor olabilirsiniz. Yöneticilerimize sempatiniz olabilir. Ya da ne bileyim, mevcut durum size ilham vermiş ve güzel ufuklar da açmış olabilir. Bunun için yönetenlere minnet duyup sempati ile bakabilirsiniz. Bu ülke demokratik bir ülke diyoruz ya, isteyen istediğini beğenir ve sever. Bunu da açık açık ifade edebilir.
Nefret de insani bir duygudur da, o açık açık ifade edilmez. Düşünce paylaşımı yaparken adabın dışına çıkmamak gerekir.
***
Yukarıdaki peşrevin nedeni bir profesörün bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalar. Geçen hafta 2025 yılı için asgari ücret açıklandı ya, ne yazık ki o rakam çalışanlar tarafından beğenilmedi. Herkes bu rakamı ev kirasıyla, faturalarla ve mutfak masraflarıyla karşılaştırınca az buldu ve tepki gösterdi. Bu durum elbette ki asgari ücretle çalışan ya da dolaylı olarak bu ücretten etkilenen yurttaşlarımızın en doğal hakkıdır. Konu doğrudan onları ve aile bireylerini ilgilendiriyor.
Hani “ağzı olan konuşuyor” diye bir laf vardı ya, işte, bir profesör çıkmış, asgari ücretten memnuniyetsizliğini dile getiren insanlara güya tavsiyede bulunuyor. Et yemeyeceklermiş de, bunun yerine kuru fasulye yiyeceklermiş. Çünkü aynı protein kuru fasulyede de varmış. Ne diyelim, birazcık olsun, aklı başında bir laf etse, adam boşuna profesör olmamış diyeceğiz de, buna ne diyebiliriz ki?..
Daha sonra bu hocamızın bir kebapçıda etleri atıştırıp “perfekt, mükemmel” diye ağzını şapırdatıyor hallerdeki görüntüleri yayınlandı. Ayrıca Erzurum cağ kebabıyla verdiği pozları da gördük. Yani ele verip talkını kendi yutar salkımı durumlarında.
***
Orta yaşın üstündekiler hatırlayacaklardır, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal da benzeri bir tavsiyeyi mercimek üzerinden yapmıştı. Et yerine mercimek yememizi tavsiye etmişti. Doğrusu o tavsiye kendisini hiç de sempatik yapmamıştı.
Bence bu hocanın maaşı asgari ücrete düşürülmeli ve kendisine kuru fasulye diyeti uygulanmalıdır. Boşuna dememişler, “tok açın halinden anlamaz” diye. Kendisi etleri yerken mutluluk görüntüleri veren adam için başkalarına böyle tavsiyelerde bulunmak kolay elbette.
Ben yine de ümit etmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, lütfen asgari ücretliyi, alın teriyle evlerine ekmek götürmeye çalışan o güzel insanları böyle ne söylediğini bilmez kişilerin diline düşürmeyin. Lütfen bu ücreti biraz daha iyileştirin.