Ne güzel değil mi? Enflasyonu, hayat pahalılığını unuttuk. Asgari ücrete ara zam, memur ve memur emeklileri için toplu sözleşmelerde yaşananlar, hepsi de unutuldu. Şimdi gündemde sadece Çerçi Efe’nin topuğu ve de bazı kızanlarının kendisindeki değişime çabucak uyum gösterip hep birlikte hareket etmeleri var.
Biz bu efeden ve de Söke’deki kızanından başkanlık görevlerini yaparken de zaten bir hayır görmemiştik de, kendi çıkarları için parti değiştirirken bile zararları bize dokunuyor.
İnsan kendisini milletvekili yapan, belediye başkanı yapan, hatta daha sonra büyükşehir olarak üç dönem de bu koca coğrafyanın başkanı yapan partisinden bir çırpıda nasıl ayrılıp da yıllardır eleştirdiği partiye geçer ki? Hani omurga, nerede kaldı efelik?..
Daha önce de defalarca ifade ettim. Efe dediğin topuklu olmaz. İlla ki topukta ısrar edilirse o işte bir iş var demektir.
Gerçekten de bu işin sonunu iyi görmüyorum. Yirmi küsur yıldan bu yana gördük ki Çerçi Efe’nin egosu yüksektir. Kendinden başka otorite tanımaz. En önemlisi de; biat etmez ve kendisine biat edilmesini ister.
Bu durum Ak Parti için kabul edilebilir bir durum değil elbette. Orada sadece Sayın Erdoğan’a biat edilir.
Çerçi Efe de bazı şeylerin farkında olmalı. Bakın, rozet takma töreninde konuşurken sanki kırk yıllık Ak Partili gibi konuştu. “Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde Aydın’a hizmet” falan gibi laflar bulunduğu yerin farkında olduğunu gösteriyor.
Rozet takma töreninde bir ayrıntı dikkat çekiciydi. Sayın Cumhurbaşkanı bizim efenin rozetini takmadı. Bu işi Kadın Kolları Başkanına bıraktı. Efeye rozeti takmayan Tayyip Bey kızanı olan İberya Aıkan’a rozetini taktı. Yani Çerçi Efenin topuğu orada bir kez daha kırıldı.
Hani derler ya; düşmez kalkmaz bir Allah diye

























