Vakti zamanında, eski başbakan ve cumhurbaşkanlarımızdan merhum Turgut Özal et satın almakta güçlük çeken vatandaşlarımız için mercimek tavsiye etmişti. Eh, o zamanlar mercimeği kendi topraklarımızda milletin efendisi olarak tanımladığımız kendi köylümüz, çiftçimiz üretiyordu. Sonraları onu da başta Kanada olmak üzere başka ülkelerden satın almaya başlayınca lafı edilmez oldu. Şimdi et satın alıp yiyemediklerini iddia eden vatandaşlarımıza bir öneride bulunmak yerine suçlayıp yalanlamak daha fazla tercih ediliyor.nn
nnRamazan başında sosyal medyada gördüğüm bir haber “yok artık” dememe neden olmuştu. Bir yurttaşımız iki senedir et yemediğini iddia ederek tepki gösterince iktidara yakın bir basın organında yazan gazeteci hemen yalanlamış.n“İki senede iki kere kurban bayramı oluyor. Kurbanda da mutlaka birileri o vatandaşa et vermiştir ve o da et yemiştir. Yalan söylüyor…”nGördünüz mü, gazeteci dostumuz olayı nasıl çözüvermiş? Kendileri kurban kesiyor mu, kesiyorsa kimlere nasıl dağıtıyor bilmem elbette. Kurbanlık fiyatlarının çok yüksek olduğunu gördüğüm için ben kesemiyorum. Ayıptır söylemesi, kimsenin de kurban eti dağıttığına şahit olmadım. Şimdi moda bir laf var;n“Hak için kurban, küp için kavurma…”nKurbanını kesip fakir fukara ile de paylaşan insanlar mutlaka vardır. Ancak benim tespitim; büyük bir çoğunluk kestiği kurbanı aile içinde tüketmeyi tercih ediyor. Bazı kişilerin dağıttıkları kurban paylarına da baktım; hiç vermeseler inanın çok daha iyi. Beşi bir araya gelse bir tencere yemek etmez.n***nKurban kesenlerin kurban ibadetleri kabul olsun. Ancak, kimse kalkıp da sözünü ettiğim gazeteci gibi bir yerlere yaranma çabasıyla bu türlü saçma laflar da etmesin. Çağdaş bir ülkede yurttaşlar sadakaya muhtaç olmadan kendi iaşelerini karşılayabilmelidirler. Bunu sağlamak devleti yönetenlerin sorumluluğudur.nİki senedir et yemediğini ifade ederek kendini acındıran vatandaşa gelince; bunun çözümü ağlayıp sızlamak değildir. Seçim zamanı ehil olanları seçebilmektir. Bizi illa ki birileri yönetecektir. İlla ki, bu devletin imkanlarını birilerine emanet edip “buyrun, bunları kullanın ve de bizi yönetin” diyeceksek o kişileri çok dikkatli seçmemiz ve de denetlememiz gerekir.