KAYIT DIŞI NE DEMEK?

Yukarıdaki başlığı lütfen ekonomik bir terim olarak düşünün. Elbette ki yazılı bir belge haline gelmeyen, sadece konuşulduğuyla kalan durumlar için bu ifade kullanılabilir ama, bizim çokça kullandığımız alan ekonomidir. Düzenli olarak tutulmayan gelir ve gider hesapları, devletin kayıtlarına girmeyen ticari faaliyetler, yine hiçbir kaydı olmayan emek-üretim faaliyetleri hep kayıt dışı işlerdir.
Sevgili okuyucu, dünyanın her yerinde kayıt dışı işgücü istihdamı suçtur ve cezası vardır. Yani bu işler aynen “küçüğün rızası vardı” örneğindeki gibi “çalışanın rızası vardı” mantığıyla açıklanamaz. Bazen yokluk ve ekonomik sıkıntılar insanlara istemediği işler yaptırabilir. Kendini çaresiz hisseden iş gücü emeğinin sömürülmesi karşısında sessiz kalabilir. Bu durumda en büyük zararı da emekçi insanlarla devlet çeker.
Emekçi emeğinin karşılığını alamadığı gibi sosyal güvenlik hizmetlerinden de uzak kalır.
***
Yukarıdaki uzun peşrevi yapma nedenim son haftalarda kulağıma gelen bazı haberler oldu. İlimizde bulunan bazı turizm şirketlerinin yurt dışından yüzlerce işçi getirtip istihdam ettiği söyleniyor. Önce inanmak istemedim ama daha önce bir bakanımızın da kaçak işçilerin ülkemiz için önemini ve yararını ifade eden sözleri aklıma gelince bu haberin doğru olabileceğini düşündüm.
Bizler böyle kaçak işçi falan denilince aklımıza hemen Afgan, Iraklı ya da Suriyeli düzensiz göçmenleri getiriyoruz. Bu düzensiz göçmen lafı da yöneticilerimizin ortaya attığı bir tanım. Bunun daha açık ifadesi ülkemize izinsiz olarak girmiş kaçkınlar oluyor.
Kuşadası’nda ve Didim’de çalıştırılan bu kayıt dışı iş gücünün düzenli mi, yoksa düzensiz mi olduğunu gerçekten de bilmiyorum. Ancak; asgari ücretin altında bir maaşla çalıştıklarını ve daha uzak coğrafyalardan getirildiklerini biliyorum.
Son söz; ülkesinden binlerce kilometre uzaklara ekmek parası için giden ve bile bile sömürülen o insanları anlayabiliyorum. “Umut” deyip geliyorlar. Belki buradan emeğe daha adil yaklaşan ülkelere geçebilmenin, belki de üç kuruş biriktirip ülkesindeki yakınlarına can suyu olabilmenin umudu içindeler. Onları sömürmek için getirten işverenlerini de anlıyorum. Kazanmanın her yolunu mubah sayan o zihniyetten zaten insaflı ve de ülke çıkarlarına uygun bir davranış beklemiyorum. Galiba başka laf etmeden “benim işverenim işini bilir” deyip konuyu kapatmak en doğrusu olacak.